Yıllardır kulaktan kulağa aynı hikâyeler anlatılır...
"Germanicia'nın altında altın odalar var..."
"Mozaiklerin altında krallara ait hazineler saklı..."
"Geceleri kaçak kazılar yapılıyor..."
Bu şehirde yaşayan hemen hemen herkes, bir gün mutlaka Germanicia Antik Kenti'ne ait bir hazine rivayetini duymuştur.
Kimileri buna inanır, kimileri efsane der.
Ancak tartışmasız bir gerçek var ki; Germanicia'nın en büyük hazinesi altın değil, bu şehrin binlerce yıllık medeniyet mirasıdır.
★
Dün Sanayi ve Ticaret Odası’na ziyarette bulundum…
Başkan Mustafa Buluntu’nun odasından restore edilen bahçeye baktım…
Gördüğüm şu oldu; Mustafa Buluntu, şehrim adına sadece ekonomik yatırımlarla değil, kültürel mirasa verdiği önemle de dikkat çeken bir çalışmaya imza attığını gözlerimle gördüm…
Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası hizmet binasında, Germanicia Antik Kenti'ni simgeleyen figürler restore edilerek mimari tasarımın bir parçası hâline getirilmiş...
Bu çalışma, sıradan bir dekorasyon anlayışının çok ötesinde bir anlam taşıyor.
Çünkü bir şehrin kimliği, yalnızca yaptığı fabrikalarla değil; geçmişine gösterdiği saygıyla da ölçülür.
★
Asıl hazine altın değil, hafızadır…
Yıllardır insanlar toprağın altında altın arıyor.
Oysa medeniyetler, altınlarıyla değil; bıraktıkları sanat eserleriyle, mimarileriyle ve kültürleriyle hatırlanıyor.
Bugün Germanicia Antik Kenti denildiğinde akla gelen ilk şey mozaiklerdir.
Çünkü bu mozaikler yalnızca taşlardan oluşmuyor.
Onlar, yaklaşık iki bin yıl öncesinden bugüne ulaşan sessiz mektuplardır.
Bir şehrin geçmişini anlatan en güçlü tanıklardır.
İşte bu nedenle Germanicia figürlerinin kurumsal bir binada yaşatılması, aslında tarihin günlük hayatın içine taşınması anlamına geliyor.
★
Efsaneler bir gün biter, kültür kalır…
Hazine söylentileri bugün var, yarın da olacaktır.
Belki yıllar sonra yine birileri "Germanicia'da gizli tüneller bulundu." diye konuşacaktır.
Belki yine defineciler gecenin karanlığında umut peşinde koşacaktır.
★
Ancak gerçek olan şudur:
Bir şehri zengin yapan şey, toprağın altındaki altınlar değil; toprağın üstünde koruyabildiği değerlerdir.
Bugün Germanicia figürlerinin restore edilerek gelecek nesillere estetik bir anlayışla sunulması, işte bu bilincin en güzel örneklerinden biridir.
★
Şehirler Kimlikleriyle Büyür…
Kahramanmaraş, yalnızca dondurmasıyla, kurtuluş destanıyla ya da sanayisiyle anılmamalıdır.
Bu şehir aynı zamanda Roma döneminin önemli yerleşimlerinden biri olan Germanicia'nın da mirasçısıdır.
Bu mirası görünür kılmak, sadece kamu kurumlarının değil; sivil toplum kuruluşlarının, iş dünyasının ve her Maraşlının ortak sorumluluğudur.
Bu açıdan bakıldığında, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası binasında Germanicia figürlerine yer verilmesi; kültürel farkındalık oluşturması bakımından takdir edilmesi gereken anlamlı bir çalışmadır.
★
Son Söz
Belki Germanicia'nın gizli hazineleri hiçbir zaman bulunamayacak.
Belki anlatılan rivayetlerin çoğu sadece dilden dile aktarılan şehir efsaneleri olarak kalacak.
Ama bugün biliyoruz ki...
Gerçek hazine, toprağın altına gömülmüş altın küpleri değil; binlerce yıllık medeniyetin bize bıraktığı kültürel mirastır.
O mirasa sahip çıkanlar ise yalnızca bugünü değil, geleceği de inşa ederler.
Çünkü medeniyetler, hazinelerini saklayanlarla değil; tarihini yaşatanlarla hatırlanır.
Teşekkürler Mustafa Buluntu Başkan.