Benim deliliğimi sakın ele aldırmayın!

Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Benim deliliğimi sakın ele aldırmayın!'' diye yazdı.

Abone Ol

Dün akşam bir dostumla Kuzey Çevre Yolu’nu gezdim…

Gördüklerim karşısında şaşkınlığımı gizleyemedim.

“Küçük dilimi yuttum.” desem yeridir.

Ne oluyor kardeşim?

Binaların yan boşlukları kapatılmış…

İş yerlerine çevrilmiş…

Bazı yerlerde herkes istediği gibi at koşturuyor!

Dolayısıyla insan ister istemez soruyor:

Buraların yapılmasına kim izin verdi?

Kim göz yumdu?

Bugün hâlâ kim göz yumuyor?

Buradan Onikişubat Belediyesi İmar Müdürlüğü’ne ve kaçak yapılaşmayla mücadele eden ekiplere sesleniyorum:

Başınızı kuma mı gömdünüz?

Görmemek için siyah gözlük mü taktınız?

Yoksa bütün bunlardan haberiniz mi yok?

Eğer haberiniz yoksa başka bir sorun…

Haberiniz varsa daha başka bir sorun!

Ben kimseyi peşinen suçlamıyorum.

Ama vatandaşın gözü önünde yapılanları da görmezden gelmiyorum.

Varsa ruhsatı, açıklayın.

Varsa izni, gösterin.

Yoksa gereğini yapın!

Çünkü imar mevzuatı garibana başka, hatırlı olana başka uygulanıyorsa orada adaletten söz edilemez.

Buradan açıkça söylüyorum:

Kuzey Çevre Yolu üzerindeki bu yapıların tamamı incelensin.

Mevzuata aykırı biçimde kapatılan alanlar varsa gereği yapılsın.

Kamuya ait veya ortak kullanım amacı taşıyan alanlar birilerinin ticari kazanç kapısına dönüştürülmüşse bunun hesabı sorulsun.

Aksi hâlde ne olur?

Her binanın önünden tek tek canlı yayın yaparım.

Onikişubat Belediyesi’nin önüne gelir;

“Kaçak yapı ekipleri, çıkın dışarı!” diye seslenirim.

Sonra da o yayını yalnız Kahramanmaraş değil, bütün Türkiye’ye izletirim ve ulusal kanallara çıkmasını sağlarım.

Ondan sonrasını siz düşünün!

Benim deliliğimi sakın ele aldırmayın.

Nokta.

★★★

HANİ SEN ÖKSÜZDÜN, HANİ SEN YETİMDİN?

İnsan bazen bir cümle duyar, içi burkulur.

“Ben öksüzüm…”

Allah kimseyi öksüz bırakmasın.

İnsanın içi gerçekten sızlıyor.

Ama sonra kulağınıza başka şeyler geliyor:

EXPO’ya AVM…

Yanına otel…

Mersin Forum benzeri büyük bir ticaret merkezi…

Oh ne âlâ, ne âlâ!

Sevgili Kahramanmaraşlılar…

Mesele otel yapılması değil.

Mesele AVM yapılması da değil.

Ticaret yapılır.

Yatırım yapılır.

Otel de yapılır, AVM de…

Kimsenin buna itirazı yok.

Asıl mesele başka!

Konuşulan iddialara göre AVM ve otelin yapılacağı alanların çevresinde binlerce metrekarelik donatı alanı bulunacak.

Nedir bunlar?

Otopark…

Yürüme alanları…

Çevre düzenlemeleri…

Ortak kullanım alanları…

Ve iddia o ki, bunların bir kısmının belediye tarafından karşılanması hâlinde yatırım gerçekleşecek.

İşte tam burada insanın aklına o meşhur cümle geliyor:

“Hani sen öksüzdün?”

“Hani sen yetimdin?”

Diyeceğim odur ki…

EXPO ile ilgili konuşulan AVM, otel ve belediyenin üstleneceği iddia edilen donatı alanları doğru değilse çıkılır, açıkça söylenir:

“Böyle bir talebimiz yok.”

Biter!

Kimsenin söyleyecek sözü kalmaz.

Yok, eğer konuşulanlar doğruysa yine çıkılır, milletin karşısına geçilir ve anlatılır:

“Şu kadar yatırım yapacağız.”

“Belediyeden şu kadar katkı istiyoruz.”

“Bunun Kahramanmaraş’a sağlayacağı kamu yararı da şudur.”

Millet dinler.

Hesabını yapar.

Kanaatini oluşturur.

Ama konu kamu malıysa…

Konu belediyenin bütçesiyse…

Konu vatandaşın cebinden çıkacak paraysa…

Ve bunlar kapalı kapılar ardında pazarlık konusu yapılıyorsa…

Hiç kimse kusura bakmasın:

Ben sorarım!

Bir yatırımcı yatırım yapacaksa elbette şartlarını konuşur.

Belediye de şehrin menfaatini gözeterek katkı sunabilir.

Ama terazinin bir kefesinde yatırımcının kazancı, diğer kefesinde milletin kesesi varsa o terazinin dengesi herkese açık olmalıdır.

Şimdi soruyorum:

EXPO alanında gerçekten AVM ve otel projesi konuşuluyor mu?

Mersin Forum benzeri bir ticaret merkezi planlanıyor mu?

Otopark, yürüme alanı ve diğer donatı alanlarının belediye tarafından yapılması talep edildi mi?

Edildiyse bunun belediyeye maliyeti ne kadar?

Karşılığında Kahramanmaraş ne kazanacak?

Bu soruların cevabı verildiğinde mesele zaten kendiliğinden açıklığa kavuşur.

Yoksa insan düşünmeden edemiyor:

Gözünü toprak hırsı bürümüş “Ben öksüzüm.” diyenler bugün şehrin en kıymetli alanlarında daha fazla pay mı istiyor?

EXPO, günün sonunda “Forum Maraş”a mı dönüşecek?

Donatı alanlarını da belediye, yani milletin parasıyla mı yapacak?

Kimse yanlış anlamasın.

Meselemiz yatırım değil.

Meselemiz yatırımcı da değil.

Meselemiz şeffaflık.

Meselemiz kamu menfaati.

Meselemiz Kahramanmaraş’ın bir karış toprağının dahi kapalı kapılar ardında pazarlık konusu yapılmaması.

Eğer konuşulanlar doğru değilse açıklayın.

Doğruysa da çıkın, hesabını kitabını milletin önüne koyun.

Bu kadar basit.

Çünkü bu şehir kimsenin tapulu malı değildir.

Bu şehir hepimizin.

Ve bu şehir adına soru sormak da bizim boynumuzun borcudur.

Nokta.