85’lik damadın evlilik sınavı: bir ıslık çal da görelim!

Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''85’lik damadın evlilik sınavı: bir ıslık çal da görelim!'' diye yazdı.

Abone Ol

BUGÜN siyaseti, ekonomiyi, belediyeyi, yolu, suyu bırakalım…

Hafta sonu pazar günündeyiz ya!

Biraz da gülelim.

Çünkü memlekette gülmek de artık bir yatırım aracı oldu.

Bulursan kaçırmayacaksın!

Geçtiğimiz günlerde Mado’nun güler yüzlü sevilen kişisi Sırrı Yanık kardeşim telefonla beni aradı. Nasılsın iyimisin hal hatır sorduktan sonra ''ABİ ISLIK ÇALMASINI BİLİYOR MUSUN?'' dedi.

''Yok bilmiyorum'' dedim...

''Dur sana bir hikaye anlatayımda dinle'' deyince...

Pür dikkat dinlemeye başladım...

Hikayeyi anlattıkça gülmekten kendimi alamadım.

Dedim ki:

Ben bu hikâyeyi pazar günü millet çayını, kahvesini yudumlarken hatta kahvaltısını yaparken okuyup gülmesi için köşe yazısına çevirip yazacağım…

HİKAYE BU YA!..

Kahramanımız tam 85 yaşında bir amca.

Evet, yanlış okumadınız. Tam seksen beş!

Nüfus kâğıdı 85 diyor ama gönül desen…

Maşallah yeni askerden gelmiş gibi!

Amcamız bir gün ev ahalisini toplamış, herkes pür dikkat kesilmiş vaziyetteyken bombayı bırakıvermiş:

“Ben evleneceğim!”

Ev ahalisinde derin bir sessizlik…

Torun elindeki telefonu bırakmış.

Oğlu gözlüğünü çıkarmış.

Kızı muhtemelen:

“Babam, tansiyon ilacını almadı galiba” diye içinden geçirmiştir.

Ama amca ciddiymiş:

“Evleneceğim çocuklar!”

Ev halkı birbirine bakmış, bir ayağı mezarda olan babalarının sözünü yere düşürecek değiller ya!

Hemen harekete geçilmiş.

“Madem niyet ciddi, babamızın son günlerinde hayır duasını alalım’’ deyip, münasip bir hanım bulma telaşına düşmüşler…

Derken bir hanımefendi bulunmuş.

Haber salınmış.

“Akşama hayırlı bir iş için ziyaretinize geleceğiz.” denmiş…

Damat adayımız giyinmiş kuşanmış, bastonunu da cilalatmış.

Sonuçta görücüye gidiyor…

İlk intiba önemli!

Her yaşın hazırlığı ayrı!

Gençler saçına jöle sürüyor ama, bizim amca bastona pasta-cila yaptırıyor!

Derken akşam olmuş kız istenecek eve gidilmiş…

Merdivenden çıkarken torun dedesinin koluna girmiş…

Hoş geldiniz, sefa getirdiniz faslı derken, çaylar, kahveler içildikten sonra…

Kadına sormuşlar:

“Hanım abla, Allah’ın emri, Peygamber Efendimizin kavli ile seni büyük büyük babamıza istiyoruz.”

Kadın:

85 yaşındaki delikanlıyı şöyle alıcı gözüyle bir süzmüş, birden “Olur” deyivermiş.

Herkes, ‘’oldu da bitti maşallah’’ deyip rahat nefes alacakken…

Kadın eklemiş:

“Ancak bir şartım var.”

Hah!

Yandı gülüm keten helva!

Bizim milletin korktuğu cümle!

Ev mi isteyecek?

Arsa mı?

Araba mı?

Altın mı?

Yoksa “Maaş kartı bende kalacak mı” diyecek?

Sormuşlar:

“Hanım abla nedir şartın?”

Kadın gayet sakin:

“Beni isteyen önce bir ISLIK ÇALSIN. Islık çalabilirse evlenirim.”

Sırrı bu sözü söyler söylemez, beni bir gülme krizi tuttu…

Sırrı'nın lafı bana getirdiğine adım gibi eminim…

Emin olmasına da...

Yahu Sırrı tamam da dedim…

Islık ne ya!

Ben çok evlilik şartı duydum.

Ev duydum.

Araba duydum.

Bilezik duydum.

Ama:

“Bir ıslık çal da görelim!” talebini ilk defa duyuyorum.

Sırrı bu hikayeyi camiden çıktığında yanındaki kişilere anlattığında gülmekten yürüyemediler...

''Bak sen bile kahkayla güldün'' deyince...

*

Tamam babana rahmet de dedim...

Sırrı baba...

Bu evlilik değil arkadaş, resmen performans sınavı yapmış kadın!

Nikâhtan önce mülakat koymuş!

Adam 85 yıl yaşamış.

Askerlik yapmış.

Çoluk çocuk büyütmüş.

Torun torba görmüş.

Kriz görmüş, zam görmüş, seçim görmüş, darbe görmüş, ihtilal görmüş, kıtlık görmüş.

Hayatın bütün sınavlarını geçmiş.

Finale gelmiş:

“Islık çal!”

Üniversite sınavında bile dört seçenek var.

Burada seçenek yok.

Ya: “Fiyüüüüüt!” diyeceksin…

Ya da düğün yattı!

Barajı geçemezsen tercih dönemi de yok!

*

İnan burada kadının mantığına da kafa yordum…

Doktor raporu istemiyor.

Tahlil istemiyor.

Diyor ki:

“Bir ıslık çalsın.”

Adam 85 yaşında sağlam bir ıslık çıkarabiliyorsa…

Nefesi var demektir.

Ciğer çalışıyor demektir.

Dudak tutuyor demektir.

Anlayacağınız koordinasyon yerinde.

Demek ki motor hâlâ çalışıyor demektir!

Hanım abla resmen ev tipi check-up geliştirmiş.

Bu mülakatı sakın özel hastaneler duymasın...

Vallahi yarın paket çıkarırlar:

“65 yaş üstü damat adaylarına özel evlilik paketi!”

Kan tahlili…

EKG…

Efor testi…

Ve final:

Islık!

Hepsi paket içinde 4.999 TL.

Islık çıkmazsa muayene ücreti iade değil!

Şimdi amcamızın her sınavdan yüzünün akıyla çıkmış ancak ilk denemede ıslık çalamadığını düşünsene.

“Fıssss…”

İkinci deneme:

“Füü…”

Torun kenardan:

“Dede, dudakları biraz daha büz!”

Kadın karşıda jüri başkanı gibi:

“Son hakkınız.”

Amca ciğerleri dolduruyor:

“FİYÜÜÜÜÜÜT!”

Ev ahalisi ayağa kalkıyor!

“Dedem başardı!”

“Davulcuyu çağırın!”

Mutfaktakiler odaya koşup soruyor:

“Ne oldu yahu?”

“Dede ıslığı geçti!”

Sanki KPSS sonucunda atama gelmiş!

Sırrı, benim bu konuşmama cevap veremez hale geldi ve gülmekten telefonu kapattı…

Şaka bir yana…

85 yaşında bir insanın hâlâ:

“Ben evleneceğim.” diyebilmesi güzel.

Allah hikâyede geçen o amcamıza sağlık ve bol nefes versin.

Islığı çaldıysa şimdiden mutluluklar.

Çalamadıysa da üzülmesin.

85 yaşında hâlâ görücüye gidiliyorsa umut bitmemiş demektir.

Biz yıllardır:

“Aşkın yaşı yoktur.” diyorduk.

Doğruymuş doğru olmasına da...

Ancak kimsenin bilmediği bir giriş sınavı varmış:

ISLIK!

Siz siz olun, ıslık çalmasını yaşınız kaç olursa olsun iyice öğrenin.

Ne olur ne olmaz… Hayatın hangi yaşta önünüze “uygulamalı sınav” çıkaracağı belli değil!

Sırrı, Sırrı baba…

Sen ıslık çal hikayesini bana anlatırsan, işte ben de seni böyle hikâyeye eklemeler yaparak gülme krizine sokar telefonu kapattırırım.

Islık çal sırrı babaaaa.

Ben çalmasını öğrendimmmm.