SEVGİLİ Yener Atlı...

Yıllar önce bir akşam telefon açmıştın bana...

Alo der demez, "Yazdığın köşe yazından dolayı seni kıskandım sayın Karaaslan" demiştin...

"Niçin" diye sorduğumda; "O köşe yazısını benim yazmam gerekirdi" diye cevap vermiştin...

Ve bu telefon konuşmasıyla tanışmıştım seninle...

O günden sonra dostluğumuz başlamıştı...

Her daim bir araya geldiğimizde muhabbetinden feyz alıyordum...

Ve 6 Şubat 2023 yılı Asrın Felaketi olan depremde sende benim gibi aynı acıyı yaşadın...

Kıymetli eşini ve güzel yavrunu kaybettin...

Tarifi anlatılmaz o acıyı; sen de, ben de yüreklerimizde taşıyacağız….

Tam 3 yıl olacak...

Yine yeniden bir 6 Şubat geliyor...

Kaybettiklerimizden geriye küçük bir kutuda sakladığımız birkaç fotoğraf ve birkaç anı taşıyan yüzük, küpe gibi takılar var...

Bir de yüreklerimizde yanan ve hiç sönmeyecek kor ateş...

Gelmesin istiyorum 6 Şubat'ları be dostum...

Takvim yapraklarından çıkarmak istiyorum!..

Bir de ne istiyorum biliyor musun?

Dönemin Milletvekillerini, Valisini, Büyükşehir Belediye Başkanı'nı, Çevre Bakanı ve İl Müdürünü bir araya toplayıp, "2020 AFAD Raporu'nun gereğini neden yapmadınız?" diye, yüzlerine karşı "Ölenlerin vebali boynunuza" deyip haykırmak istiyorum...

Yüreğim soğur mu bilemiyorum...

Ancak bildiğim bir şey var ki...

Benim tanıdığım Yener Atlı...

Bu köşe yazıma istinaden bu sefer telefon açıp "Seni kıskandım!" demeyecektir...

Kesin, şunu diyecektir;

"Mustafa abi, beni unutma, bahsettiğin o dönemin şahsiyetlilerine!!!

Beraber haykıralım diyecektir."

Bir kez daha başımız sağ olsun dostum.

Az kaldı kavuşmaya sevgiyle kal.