Suçlu bulundu: Suçlu...

Yazarımız Mustafa Karaaslan "Suçlu bulundu: Suçlu..." ve "MHP'de tuhaf şeyler oluyor?" diye yazdı.

Suçlu bulundu: Suçlu...


CAHİT Küçükönder suçludur!

*

Çünkü...

-Defile için ortalıkta Büyükşehir Başkanlığından alınmış yazılı bir izin kâğıdı yoktur.

-Turkuaz halı üzerinde salına salına yürüyen mankenlere en başta kendisi bakmaktadır.

-“Daha kapıdan cıbıldak, ne idüğü belirsiz mini etekli mankenleri gördüğü halde” oturduğu yerden kalkıp müdahale etmemiş, bu ne kepazelik yahu dememiş, itiraz etmemiş, “Dur” dememiştir.

*

Görevden gecikmelide olsa alınan Cahit Küçükönder kendi sosyal medya hesabından devamlı manalı paylaşımlar yapmaktadır.

Üstü örtülü birilerine mesaj yollamaktadır…

Demektedir ki:

-“Hakikati,  kaputunun içinde kaybetmiş ham yobazlar, kaba softalar var”

-"Uğradığı haksızlığa sabredenin Allah şerefini artırır"

-“Rasulullah Efendimiz Allah’tan geldik. Dönüşümüz Allah'a!”

-“Bir insan davasına sadık ise, davasızlar dert edinir!”

-“Ayaklar ayaklanınca ayakkabılar dert edinir!!!”

-“De ki : "Bekleyin. Ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."

*

Cahit Küçükönder…

Müslümanın şiarı gördüğü bir yanlışta; “önce eliyle, sonra diliyle, en son kalben buuz” etmektir.(Buda imanın en zayıf noktasıdır.)

Şimdi sana soruyorum:

-Bu kadar dini bütün bir adamsın…

-Etraf seni böyle biliyor…

-Üstelik milli görüş çizgisinden gelen bir adamsın… Aile olarak da bu çizginin içindesiniz.

-Ve 29 yıldır Ali Sezal döneminden bu yana hiç açıkta bir duruşun olmadı… Hep makamlarda oldun…

-Buna hiç lafım yok…

-Ammaaa…

-Üste yazdığım gibi elinle mi durdun, dilinle mi durdun, kalben buuz makamında mısın?

-Kendine gel titre… Ve özüne dön…

-Din muameledir…

-Ha şimdi…

-Abdullah Taylan hocayı bile çileden çıkarttın “dava partisi olmaktan çıkmıştır” sözcüğünü bile kullandırttın… Bu mu senin Müslümanlığın? Bu mu senin İslamcılığın?

-Bu millete din bezirgânlığı yapmayın, düşün artık bu milletin yakasından…

*

Cahit Küçükönder gerçek nedir?

Kamuoyu senden açıklama beklemektedir…

Azmettirici varsa söylemek zorundasın…

Bu manalı paylaşımlar ile insanların kafasını karıştırmaya hakkın yok…

*

Ne yani?

Kamuoyu bu rezilliği eleştirmesin mi?

“Kepazelik” demesin mi?

Görmezden mi gelinsin?

Ha ne dersin?

*

Bak ne diyorum sana…

“Uğradığı haksızlığa sabredenin Allah şerefini artırır” diyorsun ya!

Uğradığın bir haksızlık varsa çık yiğitçe açıkla!..

Ben “izinsiz” yapmadım de…

Ben filan filandan “izin aldım” de…

Bunları konuşmaya cesaretin yoksa…

Öyle klavyenin karşısına geçip dini bütün cümleleri yazıp yazıp paylaşım yapma…

İtirafçı ol suçun hafiflesin milletin gözünde…

*

Bence sen suçlusun…

Sus ve otur oturduğun yerde…
 

***
 

MHP’DE TUHAF ŞEYLER OLUYOR?
 

MHP Kahramanmaraş İl Başkanı Ertuğrul Doğan dün gece kendi sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı…

"Parti tüzüğümüzün 52. ve 54. maddelerinin verdiği yetkiye istinaden, Başkanlık Divanı tarafından tüzüğümüzün 34. maddesine göre Kahramanmaraş İl Yönetim Kurulunun feshine karar verilmiştir.”

Paylaşılan belgede fesih kararının hangi tarihte alındığı belli değil…

MHP kulislerinden aldığım bilgiye göre:

-Kimisi üç gün önce diyor…

-Kimisi beş gün…

Bu sabah Ertuğrul Doğan bir başka paylaşım ile yeni yönetim kurulu oluşturmak üzere kendisine İl Başkanlığı görevinin tevdi edildiğini ve yeni yönetim kurulu listesini paylaşıyor…

Kanımca İl Başkanı kamuoyuna “siyasi fantezi” yaşatıyor…

*

Gerçekten MHP Kahramanmaraş’ta ne yapmak istiyor?

-Görevde olan bir ilçe başkanı eski bir ilçe başkanının bürosunu basarak gözdağı veriyorsa?

-MHP’ye gönül verenler bir bir tasfiye ediliyorsa?

-Ben artık Ertuğrul Doğan’dan, Dulkadiroğlu İlçe Başkanı Mustafa Akpınar, Genel Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Sermet Yıldız ve Milletvekili Sefer Aycan hakkında ne gibi bir yaptırım yaptıracağını merakla bekliyorum…

Çünkü karşısında Muhalif olarak bu üçlü kalmış durumda…
 

Güncelleme Tarihi: 07 Kasım 2018, 10:23
YORUM EKLE
YORUMLAR
sessiz çığlık
sessiz çığlık - 1 hafta Önce

Bu adam sen decilik ne zaman bitecek bu şehirde, ne zaman ki ayaklar baş olmayı, başta yerini bulmayı bilemezse sen daha çok yazarsın sayın KARAASLAN abicim...