Celalettin Mencik Hoca'nın anısı...

Mustafa Karaaslan " Celalettin Mencik Hoca'nın anısı..." diye yazdı.

Celalettin Mencik Hoca'nın anısı...

 

İSMİ : Celalettin Mencik…

Alirıza Kırboğa Müftü zamanının Personel şefi…

Size daha önceki yazımda Celalettin Hocanın bir anısını yazacağımı belirtmiştim.

*

Eh hadi o zaman buyurun…

*

Yıl 1989 veya 1990…

Müftü Alirıza Kırboğa ile Malum şahsın müftülük bünyesinde estiği estik, kestiği kestik yılları…

Hangi imam nereye gönderilecek, hangi hoca işten el çektirilecek, kimlere bilmem ne müeyyide uygulanacak malum şahısın belirlediği, müftünün uyguladığı ve Maraş’ın öz be öz çocukları görevden el çektirilip Konya’dan Yusuf, Kamil ve Dursun hoca gibi isimlerin getirildikleri yıllar…

Bu uygulamanın her defasında Personel şefi Celalettin Bey karşılarında olur…

Yapmayın, etmeyin, günahtır beyler der…

Dinleyen kim…

Celalettin hoca Maraşlı hocalara hep destek olur ama maalesef tezgâh kurulmuştur…

*

Her neyse günlerden bir gün Celalettin Hocanın eşi rahatsızlanır…

Tedavi için Ankara’ya götürmek zorunda kalır…

15 gün 20 gün derken…

Göreve döner…

Zamanın Müftüsü Kırboğa, Celalettin hocayı çağırır ve der ki:

- Becayiş dilekçesi vermişin, İdari ve Mali işler şefi olan Malum Şahısla seni yer değiştirdik…

- Bundan sonra Personel Şefi Malum şahıs…

- Sen İdari ve Mali şefisin…

Amaç nedir maraşlı hocalara istedikleri uygulamayı uygulamak…

İşten çıkarmak, görev değişikliği ve haklarında rapor tutmak gibi…

*

Celalettin Mencik hoca:

- Bu becayiş dilekçesini kim verdi diye sorar…

- Kimseden tık ses yok…

- Benim vermediğim bir dilekçe ile görevimi değiştiremezsiniz der…

- Ve şikayet edeceğim diyerek Ankara’ya doğru yola çıkar…

- Doğru Diyanet işleri Başkanlığına gider…

- Durumu anlatır…

- Diyanet işleri Başkanlığı Celalettin Hoca’dan böyle bir dilekçe vermediğini, böyle bir dilekçeye imza atmadığını anlatan dilekçe yazmasını ve imzalamasını söylerler…

- Dilekçeyi yazar imzalar verir... Ve şehre döner…

*

Malum şahıs ve Müftü Kırboğa par tutuş olmuş ne yapacaklarını şaşırırlar…

İşin içinden nasıl çıkacaklarını düşünürler ve Diyanet işleri Başkanlığına gönderdikleri sahte dilekçeye atfen becayiş işleminin iptal edilmesi ve personellerin aynı göreve devam etmeleri yönünde yazı yazarlar…

*

Bu anısını anlatırken o günleri birebir yaşayan Celalettin Mencik Hocaya sordum:

- Sahte becayiş dilekçesini kim verdi dedim…

- Gözlerime baktı ve dedi ki;

- SENCE ???

*

Peki sonra ne oldu hocam deyince...

- Bunların şerrinden korunmak adına tayin istedim. Orman Baş Müdürlüğüne tayinim çıktı ve Müftülükteki görevimi bıraktım...

*

Bu sefer ben Celalettin Hocanın gözüne bakarak:

Allah'ım bunların şerrinden sizi korumuş verilmiş sadakanız varmış dedim... 

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER