Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan flaş açıklamalar: Asrın en büyük krizi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu açılış oturumuna canlı bağlantıyla katılıyor. Erdoğan, "İnsanlık olarak gerçekten zorlu ve sancılı bir dönemden geçiyoruz. Şimdiye kadar bir milyondan fazla insanın hayatına mal olan salgın son bir asrın en büyük sağlık krizlerinden birisidir." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan flaş açıklamalar: Asrın en büyük krizi
banner150

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batılı  gelişmiş ülkelerin maske savaşlarına giriştiği bir dönemde Afrika halklarının  salgın karşısında maalesef kaderlerine terk edildiğini belirterek, "Kovid-19  hastalığı küresel sistemdeki çarpıklıkları gösterirken sistemin yapısından  kaynaklanan eşitsizlikleri daha da derinleştirdi. Bugüne kadar 1,5 milyon  civarında Afrikalı dostumuzun bu hastalığa yakalanmasından büyük üzüntü  duyuyoruz." dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nun açılış  oturumuna Vahdettin Köşkü'nden canlı bağlantı ile katıldı.

Konuşmasında, bu toplantıyı düzenleyen Ticaret Bakanlığını kutlayan  Erdoğan, iş forumunun ülkeler, Türkiye-Afrika ekonomik iş birliği için hayırlara  vesile olmasını diledi.

Erdoğan, Afrika Birliği Sekreteryası ile Dış Ekonomik İlişkiler  Kuruluna (DEİK) programın icrasına verdikleri destek için ayrıca teşekkür etti.

İnsanlığın zorlu ve sancılı bir dönemden geçtiğini, uzun bir süredir  açlık, kıtlık ve istikrarsızlıklarla boğuşan dünyanın şimdi de koronavirüs  salgını ile mücadele ettiğini hatırlatan Erdoğan, şimdiye kadar bir milyondan  fazla insanın hayatına mal olan bu salgının, son bir asrın en büyük sağlık  krizlerinden biri olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2008 krizinin küresel ekonomide açtığı yaralar  henüz kapanmamışken, Kovid-19 salgınının tüm dünyayı yeni belirsizliklerin içine  süreklediğini ifade ederek, konuşmasına şöyle devam etti:
"Gelişmiş ülkelerin dahi hazırlıksız yakalandığı salgının özellikle  Afrika kıtasındaki dostlarımızın yükünü ağırlaştırdığını görüyoruz. Gerek sağlık  altyapısındaki eksiklikler, gerekse küresel ticaret ve insan hareketliliğinin  azalması nedeniyle kıta çok ciddi kayıplar yaşıyor. Batılı gelişmiş ülkelerin  maske savaşlarına giriştiği bir dönemde Afrika halkları salgın karşısında  maalesef kaderlerine terk edildi. Kovid-19 hastalığı küresel sistemdeki  çarpıklıkları gösterirken sistemin yapısından kaynaklanan eşitsizlikleri daha da  derinleştirdi. Bugüne kadar 1,5 milyon civarında Afrikalı dostumuzun bu hastalığa  yakalanmasından büyük üzüntü duyuyoruz. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak şahsım ve  milletim adına salgında hayatını kaybeden Afrikalı kardeşlerimiz için  taziyelerimi sunuyorum."

Dünya Sağlık Örgütünün güncel raporlarının kıta genelinde vaka ve  vefat sayılarında düşüşe işaret ettiğini aktaran Erdoğan, "Bu eğilimin istikrarlı  bir şekilde 7 haftadır devam etmesi hepimiz için en büyük teselli kaynağıdır. Bu  tarz sıkıntılı dönemler, dostlukların da sınandığı kritik eşiklerdir. Bizim  kültürümüzde dost ve gerçek dostluk şöyle tarif edilir; 'İyi dost iyi günde  çağrıldığında, kötü günde ise çağrılmadığında gelendir' denilir. Biz de  koronavirüs salgınının en sancılı döneminde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını  karşılarken dost ve kardeşlerimizin de yardımına koştuk. " dedi.

Türkiye'nin de üyesi olduğu G20'nin uluslararası kalkınma yardımı alan  ve en az gelişmiş ülkelere yönelik borç erteleme girişimini desteklediklerini  belirten Erdoğan, "Din, dil, ırk, renk ayrımı yapmadan dünya genelinde 154 farklı  ülkenin ve 8 uluslararası kuruluşun destek çağrısına müspet cevap verdik. Tıbbi  teçhizat ve malzeme desteğinde bulunduğumuz devletlerin arasında 46 Afrika ülkesi  de yer alıyor. Türk malı solunum cihazlarının, maske ve tulumların Afrika'nın  virüsle yaptığı mücadeleye katkılarını görmekten gururluyuz. Türkiye, sağlam  sağlık altyapısı, kaliteli sağlık hizmetleri, kuşatıcı sosyal güvenlik sistemi ve  etkin tedavi protokolleriyle salgını en rahat göğüsleyen ülkelerden biri  olmuştur." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 7 ayda hizmete aldıkları toplamda 15 bin  300 yataklı 14 hastane ve 10 ek hizmet binasıyla sağlık sistemini daha da  güçlendirdiklerini, sağlık turizmi konusunda fiyat ve kalite açısından Türk  sağlık sektörünün yıldızının giderek parladığını söyledi.

Afrika ülkelerinden her yıl binlerce kişinin hastalıklarının şifasını  Türkiye'de, Türk hastanelerinde aradığını ifade eden Erdoğan, "Yatırımlar, teknik  destekler, ilaç ve tıbbi malzeme ticareti, sağlık turizmi gibi birçok boyutu olan  bu alanda iş birliğimizi  daha da ilerletebiliriz. Bu amaçla kurulacak Türkiye  Afrika Sağlık Ortakları Platformu sektörde kapsamlı ve kalıcı bir iş birliğine  imkan sağlayabilir. Bu yönde atılacak her türlü adımı desteklemeye hazırız" diye  konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,  "Ermenistan'ın uzlaşmaz ve şımarık tavırları sebebiyle 30 yıldır adeta kangrene  dönmüş bu meselenin çözümü, işgalin son bulmasıdır. İşgali meşrulaştıran  önerilerin artık sahada uygulanma şansı yoktur" dedi. 

Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nun açılış oturumuna Vahdettin  Köşkü'nden canlı bağlantı ile katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika'da 13 ülke  ile Çifte Vergilendirmenin Önlenmesi Anlaşması, 5 Afrika ülkesiyle Serbest  Ticaret Anlaşması imzalandığını söyledi.

Tüm bu gayretler neticesinde 2003 yılında Afrika kıtası ile 5,4 milyar  dolar olan ticaret hacminin 2019 yılında 26,2 milyar dolara ulaştığını kaydeden  Erdoğan, şöyle konuştu:
"Kıtaya olan ihracatımız 2003 yılında sadece 2,1 milyar dolar iken bu  rakam 2019 yılı itibarıyla 16,6 milyar doları aştı. Salgının sebep olduğu  olumsuzlukların ilişkilerimizde bu yakaladığımız ivmeyi azaltmasına izin  vermemeliyiz. 2019 sonu itibarıyla 26,2 milyar dolara ulaşan ticaret hacmimizi,  önümüzdeki birkaç yılda 50 milyar doların üzerine taşımalıyız. Tarihimizin en  büyük başarılarını elde etmemize rağmen, bulunduğumuz konumu asla yeterli  görmüyoruz. Sürekli daha iyiye, daha güzele, daha yükseğe ulaşmanın mücadelesini  veriyoruz. Burada şu gerçeği tekrar açık ve net ifade etmek isterim. Kıta ile bin  yıllık kadim bağları olan Türkiye, Afrikalıların kader ortağıdır. Afrika ile  ilişkilerimizin özü samimiyettir, kardeşliktir, dayanışmadır. Biz asla kısa  vadeli çıkarlar peşinde değiliz. Birlikte kazanmayı, birlikte başarmayı, birlikte  yol yürümeyi istiyoruz. Yeni yöntemlerle eski kolonyal alışkanlıkların  sürdürülmek istenmesini tasvip etmiyoruz. Tarihinde sömürgecilik lekesi  bulunmayan bir ülke olarak, kıtaya yönelik kibirli, buyurgan bakış açısını  reddediyoruz."

"Afrika büyük bir öğretmen"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika'nın binlerce yıllık birikime, tecrübeye  ve zamanı aşan hikmete sahip büyük bir öğretmen olduğunu vurguladı.

Tüm insanlığın "Mama Afrika"dan öğreneceği çok büyük dersler olduğuna  inandığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Türkiye olarak kıta ile ilişkilerimizi ilerletirken Afrikalı  kardeşlerimizin birikimlerinden de istifade ediyoruz. Önümüzdeki yıl Türkiye'de  düzenleyeceğimiz 3. Türkiye-Afrika Ortaklığı Zirvesi, bu süreçte bizlere önemli  bir fırsat sunacaktır. Bu vesileyle Afrika ülkelerinin değerli liderlerini ve  Afrika Birliği Komisyon Başkanı'nı ülkemizde ağırlamaktan şeref duyacağız."

Ermenistan'ın Azerbaycan'a saldırıları

Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırılarına da değinmek  istediğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırıları sebebiyle Dağlık  Karabağ bölgesinde sıcak çatışmalar yaşanıyor. Dağlık Karabağ yaklaşık 30 yıldır  Ermenistan tarafından işgal edilmiş bir Azerbaycan toprağıdır. Birleşmiş  Milletler ve AGİT'in açık kararlarına ve çağrılarına rağmen Ermenistan bu  topraklardan çekilmemiştir. Minsk Grubu da sorunu çözme konusunda şimdiye kadar  hiçbir irade göstermemiştir. Ermenistan'ın uzlaşmaz ve şımarık tavırları  sebebiyle 30 yıldır adeta kangrene dönmüş bu meselenin çözümü, işgalin son  bulmasıdır. İşgali meşrulaştıran önerilerin artık sahada uygulanma şansı yoktur.  Azerbaycan'ın da topraklarını özgürleştirme konusunda son derece kararlı olduğunu  görüyoruz. Türkiye olarak tüm kalbimizle Azerbaycan'ın topraklarını geri almak  için yürüttüğü haklı mücadelesini destekliyoruz. Adalet ve hakkaniyeti savunan  tüm ülkeleri Azerbaycan'a destek olmaya çağırıyoruz. Afrikalı dostlarımız, başta  Filistin davası olmak üzere, işgale karşı hep en güçlü tepkiyi vermişlerdir.  Dağlık Karabağ'ın işgalden kurtarılmasında da sizlerin Azerbaycan'ın yanında yer  alacağına inanıyorum."

Salgınla mücadele ederken sosyoekonomik gerçeklikleri de bir kenara  bırakamayacaklarını belirten Erdoğan, iktisadi hayatın ve ticaretin devam  ettirilmesinin, salgının etkilerini en aza indirebilmek için hayati öneme sahip  olduğunu söyledi.

Erdoğan, vatandaşların sağlığından taviz vermeden ekonominin  çarklarını da döndürmek gerektiğini aktararak, tedarik zincirinde meydana gelen  sıkıntıların sağlığa, güvenliğe, sosyal barışa da menfi yansımaları olduğunu  ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak bu süreçte kendi önceliklerimiz  doğrultusunda dengeli politikalar geliştirdik. Ekonomik hayatın tamamen durmasına  müsaade etmediğimiz gibi şirketlerimizi de üretime, ticarete devam etmeleri  noktasında teşvik ettik. Türk firmaları yurt içinde ve yurt dışında gerçekten  takdire şayan bir tutum sergilediler. Lojistik sıkıntılara ve karantina  önlemlerine rağmen Afrika'daki şirketlerimiz salgın döneminde özveriyle  çalışmalarını sürdürdürler." diye konuştu.

Erdoğan, normalleşme adımlarıyla uyumlu bir şekilde şirketlerin de  faaliyetlerine hız verdiğini, salgın öncesinde 40 ülke ve 60 noktaya uçan Türk  Hava Yolları'nın, 27 Afrika ülkesinde, 33 farklı noktaya yönelik uçuşlarını  yeniden başlattığını aktardı.

Enerjiden inşaata, tarımdan beyaz eşya ve gıdaya kadar farklı  alanlarda iş yapan firmaların da eski dinamizmlerine yeniden kavuştuğunu  vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bugün Türk firmalarının Afrika genelinde üstlendiği projelerin toplam  değeri yaklaşık 70 milyar dolara ulaşmıştır. Kıta çapındaki yatırımlarımızın  piyasa değeri ise 6 milyar doları aşmıştır. Firmalarımız Afrika'nın alt ve  üstyapı eksikliklerinin giderilmesinde gerçekten kritik roller üsteniyor. Türk  şirketleri teknoloji transferinden bilgi ve tecrübe paylaşımına, kapasite  yatırımından ve artırımından ortak girişimlere kadar özgün bir model uyguluyor.  Varlık gösterdikleri ülkelerde yerel istihdama ve üretime en fazla katkıyı yapan  bizim firmalarımızdır. İş gücü ihtiyaçlarının büyük bir bölümünü yerelden  karşılayan Türk yatırımcılar, birçok yabancı firma gibi kıtaya dışardan işçi  ithal etme yanlışına düşmemişlerdir. 100 binden fazla Afrikalı emekçi, Türk  yatırımcılar sayesinde istihdam imkanına kavuşmuştur. Ziyaretlerimizde  muhattaplarımız Türk yatırımcıların sadece kalitesinden değil, örnek iş  ahlakından, taahhütlerine bağlılıklarından, yerel üretime yaptıkları eşsiz  katkılarından dolayı özellikle memnuniyetlerini ifade ediyorlar. Ülkemizde  ağırladığımız Afrikalı liderler firmalarımızdan daima sitayişle, övgüyle  bahsediyor. Özellikle müteahhitlerimizin bu manada kıta çapında farklı bir üne  sahip olduğunu görüyoruz. Müteahhitlerimiz başladıkları hiçbir işi yarım  bırakmadıkları gibi diğer yabancı şirketlerin yarım bıraktığı veya  tamamlayamadığı işleri de rekor seviyede tamamlayıp teslim ediyor. Üç sene önce  açılışı yapılan Dakar Blaise Diagne Uluslararası Havalimanı bunun en güzel  örneğidir. Yabancı bir firmanın 8 sene boyunca sürüncemede bıraktığı inşaatı,  Türk müteahhitleri 8 ayda tamamlayarak Senegalli kardeşlerimizin istifadesine  sunmuştur. Bugün Dakar Blaise Diagne Uluslararası Havalimanı Afrika'nın en modern  havalimanlarından biridir."

"Türk savunma sanayi firmalarının dünya pazarındaki payı, sözü ve  gücü gün geçtikçe artıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, inşaatın yanında altyapı, konut, tarım, ulaşım,  enerji sektörlerinin de kıtanın gelişmesi için kilit öneme sahip alanlar olarak  öne çıktığını dile getirerek, yine imalat sektörünün kıtanın ihtiyaç duyduğu,  Türkiye'nin güçlü olduğu bir başka alan olduğunu kaydetti.

Erdoğan, "Toplu konut inşasında da çok ciddi bir potansiyelimiz  vardır. Son 18 yılda TOKİ vasıtasıyla 900 bin yeni konut üreterek insanımızın  kullanımına sunduk. Savunma sanayi ise Türkiye'nin son yıllarda adeta destan  yazdığı sektörler arasındadır. Son 18 yılda hayata geçirdiğimiz projelerle  savunma sanayinde ülkemizin dışa bağımlılığını yüzde 70'lerden, yüzde 30'lara  düşürdük. Firma sayımız 56'dan 1500'e çıkarken, savunma sektörünün cirosu da 1  milyar dolardan 11 milyar dolara yükseldi. Türk savunma sanayi firmalarının dünya  pazarındaki payı, sözü ve gücü gün geçtikçe artıyor. Dünyanın ilk 100 savunma  şirketleri listesinde 7 firma ile temsil ediliyoruz. İHA, SİHA ve TİHA  üretimindeyse artık dünyanın ilk 3-4 ülkesi içindeyiz. Tüm bu sektörlerle iş  birliğimizi derinleştirebileceğimize inanıyorum." diye konuştu.

Konuşmasında Nelson Mandela'nın sözünü de hatırlatan Erdoğan,  "Afrika'nın en büyük devlet adamlarından Nelson Mandela, özgürlüğe giden 27  yıllık çileli yolculuğunu bakınız nasıl özetliyor. Madiba, 'Büyük bir tepeyi  aştığında insanın bulacağı şey, daha aşılacak çok tepelerin olduğudur.' diyor. Bu  tespit günlük hayatta olduğu gibi iş hayatında, siyasette, ekonomide,  uluslararası ilişkilerde de geçerlidir." değerlendirmesini yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2003 yılında Afrika açılımının ilk adımlarını  attıklarında içerden ve dışardan pek çok eleştiri aldıklarını belirterek, şunları  kaydetti:
"1000 yılı aşan ortak tarihe rağmen maalesef Türkiye ile Afrika  birbirine çok uzak görünüyordu. Ülkelerimiz arasına birçok suni engel örülmüş, ön  yargılar hakikatlerin önüne geçmişti. İşe öncelikle bu ön yargıları yıkarak  başladık. Afrika halkları ile milletimiz arasında gönül köprüleri kurduk.  Afrikalı kardeşlerimizin ülkemizi daha yakından tanıması, Türkiye'nin  potansiyelini keşfetmesi için çalışmalar yürüttük. Bunun yanında kıta ülkelerini  Türk ürünleri için salt bir pazar olarak asla görmedik. Kazan kazan ve eşit  ortaklık temelinde iş birliğimizi her alanda geliştirmenin mücadelesini verdik.  Bu süreçte düşünce kuruluşlarımızdan, sivil toplum örgütlerimizden,  üniversitelerimizden, kıtayı bilen, tanıyan iş adamlarımızdan istifade ettik.  Allah'a hamdolsun aradan geçen süre zarfında aşılmaz gibi görünen nice tepeyi  aştık, nice zorluğun üstesinden geldik. Kıta sathında 12 olan büyükelçilik  sayımızı 42'ye, ticaret müşavirliklerimizin sayısını ise 26'ya yükselttik.  Ankara'daki Afrika büyükelçiliklerinin sayısı da 10'dan 36'ya ulaştı. Diplomatik  misyonlarımızın yanı sıra TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfı, Anadolu  Ajansı, Türk Hava Yolları gibi kurumlarımızla kıtadaki varlığımızı  yaygınlaştırdık. İlki 2008 yılında İstanbul'da, ikincisi 2014 yılında Malabo'da  olmak üzere iki kez Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi düzenledik. Başbakanlık ve  Cumhurbaşkanlığım döneminde 28 Afrika ülkesini ziyaret ettim. Uluslararası  toplumun milyonlarca insanın dramına gözlerini kapattığı Somali'yi 2011 yılında  eşimle beraber ziyaret eden ilk lider oldum. Ahdi altyapımızı güçlendirmek için  47 ülke ile ticari ve ekonomik iş birliği anlaşması, 30 ülke ile yatırımların  karşılıklı teşviki ve korunması anlaşması imzaladık."

Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nun hayırlara vesile olmasını  dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkelerinize ve halklarınıza İstanbul'dan dostluk  ve kardeşlik mesajlarımızı iletiyor, Anadolu'dan Afrika'ya kucak dolusu  selamlarımızı gönderiyorum." diye konuştu.

KAYNAK: AA

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Adblock Tespit Edildi

Reklamların web sitemize yüklenmesini devre dışı bırakmak için bir adblock tarayıcı eklentisi kullandığınızı tespit ettik.

×

Reklamlardan elde edilen gelir, bu web sitesinde ulaşmaya çalıştığınız kaliteli içeriği sunmamızı sağlar.

Bu sayfayı görüntülemek için, adblock eklenti ayarlarını devre dışı bırakmanızı rica ediyoruz.