Ak Partili Ünal: 'Bu ülkeyi geleceğe taşımaktan hariç ne yaptık'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal: ''Bu ülkeyi büyütmekten o ülkeyi geleceğe taşımaktan, bu ülkenin önüne 2023-2053 hedeflerini koymaktan başka biz ne yaptık? Yollar yapmaktan başka ne yaptık? Enflasyonu aşağı çekmekten başka ne yaptık'' dedi.

Ak Partili Ünal: 'Bu ülkeyi geleceğe taşımaktan hariç ne yaptık'

Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odasının 15’inci Geleneksel iftar yemeğine katılan Ünal, önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin geçmiş dönemlerde darbe yaşadığı için büyüyemediğini belirten Ünal, 42 yılda 36 hükümetin kurulduğunu istikrarın hiç yaşanmadığını söyledi.

“Adnan Menderes'te yaşadık bunu,Turgut Özal da yaşadık bunu, Necmettin Erbakan’da Yaşadık” diyen Ünal: “Bunu değişik zamanlarda yaşadık. Aslında mücadele milletin kendi devleti ve kendi Devleti'nin yönetimi konusunda söz sahibi olmasıydı. Düşünün 1960'da 2002 arasında 42 yılda bu ülkede 36 tane hükümet değişmiş, istikrar yok. Ortalama görev süresi 1,5yıl şimdi iş adamı istikrarı olmadığı zaman nasıl önünü görecek? Nasıl yatırım yapacak? Tabii ki mümkün değil. Ne zaman ki Türkiye'nin uzun istikrarlı siyasi dönemleri olduysa bunun nihayeti değişik müdahalelerle maalesef sonuçlanmıştır” şeklinde konuştu

BİZLER SİYASETÇİ OLARAK TOPLUMSAL TALEPLERİ, TOPLUMSAL İHTİYAÇLARI DEVLETLE OLUŞTURMAKLA GÖREVLİYİZ
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, şöyle konuştu: “Bizler siyasetçi olarak toplumsal talepleri, toplumsal ihtiyaçları devletle oluşturmakla görevliyiz.  Hele hele iktidar partisinde ve siyaset yapıyorsanız bu sorumluluğunuz biraz daha fazla olması anlamına geliyor. Ticaret Odası Başkanımız istikrardan bahsetti, Meclis başkanımız da Türkiye'nin aslında artık kendisine sunulan haritaya uyumak yerine, kendi yol haritasını belirlemeye ve kendi kaderini kendi tayin etmeye başladığının altını çizdi. Aslında 15 yıldan beri Türkiye kendi yol haritası çizmek kendi kaderini tayin etmek yönünde büyük bir mücadele veriyor. Bu sadece AK Parti'nin hikayesi değil aslında bu, milletin hikayesi yani bu millet 1950'lerde kendi kaderini tayin etmek istediğinde, 1960'da ne ile karşılaştığını biliyoruz. Bu milletin kendi iradesini devlete her yansıdığında ve bu devlet bana aittir, bu devleti benim yönetmen benim irademle bu devletin yönetilmesi gerekiyor. Bu devletle ilgili kararları millet olarak ben veririm dediğim de; her seferinde biliyorsunuz siyaset tatile çıkarıldı”

15 YILLIK SÜREÇTE ÇOK UGRAŞTIK

Ünal’ın konuşmasından satır başları şöyle: “
Bizim de 15 yıllık hikayemize baktığımızda biz de 2002'den bugüne kadar kapatma davaları yalanıyla uğraştık. Cumhuriyet mitingleri ile mi buluşmadık? darbe girişimlerini mi atlatmadık? Geziler, 17-25 Aralıklar bunları mı yaşamadık? Ben size soruyorum her şey biz yaşarken oldu bir tarihten bahsetmiyorum hepimizin yaşadığı dönemde olup bitenlerden bahsediyorum. 15 yılı hep beraber yaşadık. Biz bu ülkeye hizmet etmekten başka ne yaptık, bu siyasetin liderliğini yapan Recep Tayyip Erdoğan risk almaktan bu milletin lehine karar vermekten başka ne yaptı.

BAŞARI GÖSTERDİK
Türkiye hızlı bir şekilde büyümeye başlamış, Türkiye adeta bütün dünyada bir başarı hikâyesine dönmüştü. Türkiye bir anda 125 milyar Euro'luk dev projeler açıklamaya başladı. Kanal İstanbul açıklamaya başladı. Türkiye hızlı trenleri Londra'dan -Pekine kadar tren yollarını konuşmaya başladı. Türkiye küresel aktörler, küresel anlamda bir aktör haline gelmeye, hem ekonomik anlamda bir aktör haline gelmeye başladı. Türkiye bütün bunları yaparken biz ne ile karşılaştık.  Gezi ile karşılaştık. Efendim gezi çok masum, demokratik bir direnme biçimiydi. Bana söyler misiniz? Dünyanın neresinde eş zamanlı olarak Başbakanlığın hem Ankara hem İstanbul ofisini basmaya kalkışanlar ve burayı tahrip etmek için harekete geçenler hangi iyi niyetleri ile bunu yaptılar. Bütün kamu malını o camları bantları araçları yakıp yıkanlar, belediye otobüslerini yakıp yıkanlar, hangi iyi niyetli harekete geçtiler. Gezinin arkasında ne olduğunu biliyoruz! Başlangıcında bir çevre hassasiyeti ile başlayan gezinin, hangi merkezler tarafından finanse edildiğini ve kimler tarafından desteklendiğini biliyoruz. Sonra 17/25 Aralık ve sonra 15 Temmuz bütün bunlara biz niye muhatap kaldık. 

CHP NE YAPTI
Sayın Cumhurbaşkanımız dedi ki bunlar paralel devlet yapılanmasıdır, bunlar bir terör örgütüdür dedi. İşin adını koydu ve bunların üzerine gittik. Peki biz bunların üstüne gitmeye başladığımızda kim bunlara kim kalkan oldu? Bugün yürüyüş yapan CHP, bunlara kalkan oldu. Bunlarla ilgili hukuki işlem yapmak istediğimizde CHP milletvekilleri adeta  bunların avukatlığını üstlendi. Hatırlayın 17 Mayıs günü Kemal Kılıçdaroğlu, Eren Erdem Enis Berberoğlu, zaman gazetesini ziyaret ettiler .19 Mayıs günü Kemal Kılıçdaroğlu dedi ki ben MİT tırları ile ilgili görüntüleri gördüm. İki gün sonra da Cumhuriyet gazetesinde MİT tırları ile ilgili görüntüler, sözde o görüntüler yurtdışında Türkiye düşmanlarının kaplamasıyla yaşayan kendi ülke bir gazeteci bunu haber yaptı. Şimdi geriye dönüp baktığımızda AK Parti'ye düşmanlık yapanların Türkiye, IŞİD'e destek veriyor, yalanın arkasına sığınmalarının amaçları neydi? Biz bakanlar kurulunda karar almış olmamıza rağmen, DEAŞ bir terör örgütüdür diye karar almış olmamıza rağmen ısrarla Bizim karşı IŞİD'E destek olmadığımızı bildikleri halde hangi yalanı ürettiler; Türkiye IŞİD'e destek oluyor”

(Haber:Mustafa Kılınç/İsa Aslantaş)

Güncelleme Tarihi: 24 Haziran 2017, 21:59
YORUM EKLE

Adblock Tespit Edildi

Reklamların web sitemize yüklenmesini devre dışı bırakmak için bir adblock tarayıcı eklentisi kullandığınızı tespit ettik.

×

Reklamlardan elde edilen gelir, bu web sitesinde ulaşmaya çalıştığınız kaliteli içeriği sunmamızı sağlar.

Bu sayfayı görüntülemek için, adblock eklenti ayarlarını devre dışı bırakmanızı rica ediyoruz.