Taş değirmen unundan yapılan ekmekte 'alzheimer' tehlikesi

Taş değirmende öğütülen undan elde edilen ve sofraların vazgeçilmezi olan ekmekler için Çukurova Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Sertaç Özer'den bir uyarı geldi.

DHA'nın aktardığı habere göre; Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Sertaç Özer, son dönemlerde sıklıkla allerjen olduğu dile getirilen buğdayın genel gıda alerjenlerine bakıldığında Dünya Sağlık Örgütü tarafından onaylanan listeye göre 7'nci sırada yer aldığını belirterek, "Buğdaydan korkmayalım, ekmekten korkmayalım önerilen miktarları aşmadan doğru metotlarla üretilmiş ekmekleri tüketelim" dedi.

'ÖĞÜTME TAŞLARI UNA KARIŞIYOR'

Taş değirmenlerde öğütülen undan elde edilen ekmeklerin Alzheimer hastalığını tetikleyebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Sertaç Özer, şu sözleri kaydetti:

"Taş değirmenlerde biri sabit diğeri dönen iki tane taş, buğdayı öğütürken diğer yandan kendileri de ister istemez una karışacaklardır. Akredite laboratuvarlardan alınmış verilerde bu taşların bileşiminde alüminyum, silisyum, magnezyum gibi vücutta birikim yaptıkça Alzheimeri tetikleyebilecek birtakım bileşenlerce zengin olduğuna ilişkin pek çok rapor var. Modern valsli değirmenlerde iyi koşullarda üretilen tam buğday unlarını ekşi maya kullanarak uzun süreçlerde fermantasyon yaparak, uygun ortamlarda pişirirsek besleyici değeri yüksek, sindirimi daha kolay ekmekler üretebiliriz."

'TAŞ FIRINLARDA PİŞİRİLEN EKMEĞE DİKKAT'  

Ayrıca çıplak ateşin olduğu taş fırınlarda pişirilen ekmeklerin tüketirken dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Özer, şöyle konuştu:

"Örneğin bazı pide fırınlarında ateş bizzat ekmeğin çok yakınında olabiliyor. Bunları dikkatli ve sınırlı miktarlarda tüketelim. Eğer bu tip fırınlarda kaliteli odun yerine eski kapı, sunta, MDF, mobilya atıkları kullanılırsa, yanı sıra ateş ekmeklere gerekenden daha yakınsa ortamda bulunabilecek özellikle heterosiklik aromatik hidrokarbonlar sağlığımıza ciddi zararlar verebilir. Çünkü bu tip bileşenler istenmeyen ve insan bünyesinde uzun süreçte alındığı takdirde birikim yapabilecek olan maddelerden oluşuyor. Muhtemelen kanserojen etki yaratan bileşenler, sürekli tüketildiği takdirde insan bünyesinde ciddi anlamda olumsuzluk yaratabileceklerdir."

Çukurova Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Sertaç Özer

(Çukurova Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Sertaç Özer)

Güncelleme Tarihi: 22 Ocak 2021, 12:20
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Adblock Tespit Edildi

Reklamların web sitemize yüklenmesini devre dışı bırakmak için bir adblock tarayıcı eklentisi kullandığınızı tespit ettik.

×

Reklamlardan elde edilen gelir, bu web sitesinde ulaşmaya çalıştığınız kaliteli içeriği sunmamızı sağlar.

Bu sayfayı görüntülemek için, adblock eklenti ayarlarını devre dışı bırakmanızı rica ediyoruz.