Kredilerle ilgili son dakika gelişmesi. Ev sahibi olmak isteyen milyonlarca vatandaşı ilgilendiriyor. Kredilerle ilgili flaş değişlik. Konut Kredisi çekecek olanlara yönelik yenilikler ortaya çıktı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, konut kredilerinde enerji verimliliğini ön plana çıkardı. Buna göre sıfır konutlarda (1. El olarak da geçiyor) enerji sınıfı A olan bir evin değeri 2 milyon ve altındaysa yüzde 90’ına kadar Kredi çıkıyor.

Konut Kredisi çekecek olanlara yönelik yeni değişiklikler ortaya çıktı. Hürriyet'in haberine göre; ikinci el konutlarda kredi limitleri düşük tutulsa da kredi verme oranı düşük kaldı. Değeri 500 bin lira ve altında bulunan A enerji sınıfı bir evin yüzde 90’ına kredi çıkıyor. Yani 450 bin lira kredi çekilebiliyor. Değeri 500 bin ile 2 milyon lira arasındaki ikinci el A enerji sınıfı ev için yüzde 70 oranında kredi kullanılabiliyor. Evin değerini 2 milyon olduğunu varsayarsak 1.4 milyon liraya kadar kredi kullanılabiliyor.

A, B, C ENERJİ SINIFI NEDİR?

Binalar için enerji sınıflandırmaları A ile G arasında gerçekleşiyor. A en verimli, G ise en verimsiz enerji sınıfını oluşturuyor.

Bina olması gereken tüm yapı ve yalıtım standartlarını taşıyorsa C enerji sınıfını alıyor. Eğer bina, olması gereken standartlardan daha iyi bir standarda sahipse B enerji sınıfına dahil oluyor.

Bina, en verimli sınıfı temsil eden A sınıfı verimliliğe sahipse, binanın tasarımı, yalıtımı, ısıtma-soğutma-havalandırma sistemleri, cam-pencere sistemleri çok kaliteli sistemlerdir ve mümkün olan en üst seviyede yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlandığı anlamını taşır.

Binanızın A sınıfı çıkması hem çevre dostu bir binaya sahip olmanızı hem de A sınıfı bir binanın işletme maliyetleri çok düşük olduğu için binanıza olan talebin doğrudan artmasını ve maddi açıdan değerinin yükselmesini sağlayabilir.

YENİ ADIMLAR ATILDI

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), finansal istikrarın güçlendirilmesine ve kaynakların daha verimli kullanılarak kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasına yönelik olarak koordineli makro ihtiyati adımlar atılmasına karar verdi. Bu adımlar kapsamında TL cinsinden ticari kredi kullanımı ile ilgili yeni koşullar belirlendi.

İşte BDDK'dan yapılan açıklamada, "Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan muhasebe ve finansal raporlama standartları çerçevesinde konsolide finansal tablo hazırlama yükümlülüğü bulunan şirketler için bu değerlendirmenin konsolide bilançolar üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.

Dolar 18 TL'yi gördü, altın yükselişini sürdürüyor... Dolar 18 TL'yi gördü, altın yükselişini sürdürüyor...

Bu kuralın istisnası olarak, ilgili mevzuat uyarınca yabancı para cinsinden kredi kullanması mümkün olmayan şirketlerle sınırlı olmak üzere, bu şirketlerin bankaya kredi başvurusunda bulunduğu tarihten itibaren 3 aylık dönem içinde yabancı para net pozisyon açığı bulunduğunu Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetim kuruluşları tarafından en güncel finansal tabloları üzerinden yapılacak incelemeye göre tespit ettirmeleri ve bu kuruluşlarca onaylanmış belgelerle bankaya başvurmaları şartıyla, bu şirketlere yalnızca başvuru tarihini izleyen 3 aylık dönemdeki, söz konusu tespit edilen pozisyon açığı ile sınırlı olmak üzere TL cinsinden nakdi Ticari Kredi kullandırılabilmesine karar verildi.

Yabancı para nakdi varlıklarının TL karşılığı 15 milyon TL'yi aşmayan şirketlerin, kredi başvuru tarihi itibarıyla, mevcut yabancı para nakdi varlıkları ile en güncel finansal tablolarına göre aktif toplamını ve son 1 yıllık net satış hasılatını bağımsız denetim kuruluşuna tespit ettirmeleri ve kullanacakları kredinin vadesi boyunca yabancı para nakdi varlıklarının TL karşılığının 15 milyon TL'yi aşmayacağını beyan ve taahhüt etmeleri, söz konusu beyan ve taahhüdün banka tarafından kontrolünün sağlanmasını teminen şirketlerin her ayın ilk 10 iş günü içinde bir önceki ay sonu bilançosuna göre yabancı para nakdi varlıklarının, aktif toplamının ve bir önceki ay sonu itibarıyla son 12 aylık net satış hasılatının güncel değerini bankaya iletmeleri şartıyla bu uygulamadan muaf tutulmalarına, bu uygulama kapsamında, yabancı para nakdi varlıkların TL karşılığının hesaplanmasında hesaplama tarihine ait Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Döviz alış kurunun kullanılmasına, karar verilmiştir." ifadelerini kullanıldı.

EV FİYATLARINI DÜŞÜRMESİ BEKLENİYOR

Peki bu yolla ne sağlanacak? Bu soruya yanıt aramadan önce ülke genelinde yapılan kredili satış payına ve sıfır-ikinci el ayrımına göz atalım. Yılın ilk 5 ayına baktığımızda konut satışları içinde banka kredili satış payı yüzde 20 ila 24 arasında değişiklik gösteriyor.

Güvenli yatırım arayışı ile farklı enstrümanlardan gayrimenkule nakit akışı yaşanması nedeniyle peşin ve senetli alımın payı artıyor. Şimdi bu yeni hamle ile kredili satış payının daha da düşmesi bekleniyor. Sıfır konut ve ikinci el ayrımına baktığımızda da, hem üretimin az olması hem de fiyat avantajı nedeniyle ikinci elin payının giderek artması dikkat çekiyor. Yılın ilk 5 ayında toplam satış içinde ikinci el satışın payı yüzde 73’e kadar çıktı. İşte bu nedenle ikinci el piyasaya yapılan kısıtlama ile talebin azalması ve fiyat artışının dizginlenmesi bekleniyor.

 EV FİYATLARI İLE İLGİLİ ÜMİTLENDİREN AÇIKLAMA

Öte yandan ev ve araba fiyatlarındaki yükseliş yatırımlarını bu yönde değerlendirmek isteyenlerin beklemesine neden oluyor. Ancak fiyatlar neredeyse günlük olarak değişirken ev-araba almayı planlayanlar 'ev fiyatları düşecek mi?, Araba fiyatları düşecek mi?' sorularına yanıtı arıyor. Her geçen gün artan fiyatlar bekleyenlerin zarar etmesine neden oluyor. Küresel düzeyde yaşanan gelişmeler fiyat artışlarının sürmesine yol açıyor.

100 METREKARE DAİRE 1 MİLYON 700 BİN!

Bloomberg HT'de yer alan habere göre; Türkiye’de konut sektörü; artan üretim maliyeti, yavaşlayan yeni konut başlangıçları, negatif faiz ortamı, enflasyona karşı korunma, kur şoku, güçlü talep, yabancı talebi ve göç gibi ana unsurlar fiyatların ciddi oranda artmasına sebep oldu. Son gelen verilere göre; 2022 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 10,2 oranında artan Konut Fiyat Endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 127,0, reel olarak ise yüzde 34,9 oranında arttı.

Sektörün en önemli şehri olan İstanbul’da artış yüzde 142, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile talebin artığı Akdeniz bölgesinde Muğla, Aydın ve Denizli’de yüzde 146, Antalya’da ise yüzde 158 ile en fazla artan konut fiyatı olan şehirler olarak yer aldı. Türkiye’de birim metrekare fiyatı 2022 Nisan ayında 10.574 TL olurken, geçen yıl bu rakam 4.200 TL seviyelerindeydi. İstanbul’da ise ortalama 100 metrekare bir dairenin birim fiyatı ise 1.7 milyon TL’ye çıktı.

Konut fiyatları ile ilgili açıklamalarda bulunan Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkanı Aydın Ağaoğlu ve Torkam Holding İcra Kurulu Başkanı Mahmut Dereli, önemli değerlendirmelerde bulundu.

Ağaoğlu, sosyal konut yapımı için ucuz arsa verilmesi gerektiğini belirterek, TOKİ’nin bu konuda önderlik etmesini söylediklerini ve kiralık konutlara 3 yıllığına tavan fiyat uygulaması getirilmesini önerdiklerini söyledi.

Ağaoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Her gayrimenkulün belediyelere kaydedilmiş 4 yılda bir Emlak Değerleme Komisyonu’nca belirlenmiş rayiç bedelleri var. Devletin temel ihtiyaçlarla ilgili olarak düzenleyici ve sınırlayıcı bir rolü var.

Bugün ev fiyatları çığırından çıkmış durumda. Böyle olunca da kamu otoritesi devreye girer diyorum. 1 milyon Suriyelinin ülkesine dönmesi demek yaklaşık 200-250 bin konutun boşa çıkması demek, ayrıca yabancılara konut satışında vatandaşlık edinebilme sınırı 250 bin dolardan 400 bin dolara çekiliyor. Bu sebeple, fiyatlar tepe taklak olabilir. Şu anda dalgalı bir seyir var.” dedi.

“KONUT FİYATLARININ AŞAĞI GELMESİ OLASILIĞI VAR”

Torkam Holding İcra Kurulu Başkanı Mahmut Dereli, yüksek kira fiyatlarının önlenmesi hakkında yaptığı konuşmada, “Türkiye’de kamunun sahip olduğu konut yok. Almanya ve Fransa’da birçok belediye ve kuruluşun konutları var. Onların ellerinde bu konutlar olduğu için piyasayı kontrol etmeye sahipler.” dedi.

Günümüzde arzın önündeki en büyük sorunun büyükşehirlerde arsa olmamasına bağlayan Dereli, alım ve satımların özellikle son 3 aydır durduğunu belirterek, “Konut fiyatlarının aşağı gelmesi olasılığı var.” değerlendirmesinde bulundu.