12 Şubat Kahramanmaraş'ın kurtuluşu şiirleri sözleri kısa uzun mesajları

Kahramanmaraş'ın kurtuluşu bu yıl pazartesi gününe denk geliyor. Okulların tatil olmamasıyla birlikte öğrenciler Kahramanmaraş'ın kurtuluşu ile ilgili kısa dört dizelik şiirler arıyor. Kahramanmaraş'ın kurtuluşunun önemi ne o güne özel şiirleri ve yazıları sizin için derledik.

12 Şubat Kahramanmaraş'ın kurtuluşu şiirleri sözleri kısa uzun mesajları

12 Şubat 2018 cuma günü Kahramanmaraş'ın kurtuluşu. Her yıl Kahramanmaraş'ta coşkuyla kutlanan bugüne özgü şiirleri ve sözleri sizin için derledik. İşte 12 Şubat Kahramanmaraş kurtuluşuna özel şiirler. Bu yıl pazartesi gününe denk gelecek olan Kahramanmaraş'ın kurtuluşu coşkuyla kutlanacak. Kahramanmaraş'ın kurtuluşu şiirlerinden önce gelin hep birlikte önemine ve tarihine bakalım. 30 Ekim 1918'de imzalanmıştı Mondros Mütarekesi böylece Anadolu'nun birçok yeri, Maraş da dahil bir çok bölge işgal altına girdi. İşgal güçlerine karşı 21 Ocak 1920'de direniş başladı. 12 Şubat 1920 tarihinde işgal ortadan kalktı. İşgalde Fransız ordusuna karşı başlattığı teşkilatlanmayla dünyada "kendi kendini kurtaran tek şehir" olarak bilinmekte. 

KAHRAMANMARAŞ'IN KURTULUŞU KISA ŞİİRLER

EY TABANCA
Senin attığın kurşun korudu mahremimi,
Senin attığın kurşun kurtardı haremimi,
Bu kurşunu atınca sütü halis bir İmam,
Allah bize gösterdi lütfüyle keremini.

Senin attığın kurşun önce heyecan oldu,
Senin attığın kurşun yerinde bir an oldu,
Kıvanç verdi Maraş’a, birleşmeye savaşa,
On Bir, On İki Şubat sonunda bayram oldu.

Senin attığın kurşun yaraladı birini,
Senin attığın kurşun gebertti diğerini,
Türkoğlu çok düşkündür namusuna arına,
Hacı hoca da tutar mücahidin yerini.

Senin attığın kurşun ölüm oldu, kan oldu,
Senin attığın kurşun şeref oldu, şan oldu,
Maraş böyle kurtuldu Türkiye’de ilk defa,
Kendini kurtaran kent tarihe destan oldu.

Senin attığın kurşun evvel gözde yaş oldu,
Senin attığın kurşun sonra bize baş oldu,
Azmimizle savaştık topa tüfeğe karşı,
Madalyalı ilk şehir Kahraman Maraş oldu.

Senin attığın kurşun bize önayak oldu,
Senin attığın kurşun millete dayak oldu
Kurşunlar çok atıldı o mübarek ellerle,
Kalemizin burcundan inmeyen bayrak oldu
(Şair Hıdır İlyas Hurma)

KURTULUŞ DESTANI
Bin dokuz yüz yirmi on iki Şubat,
Maraşlı indirdi düşmana tokat,
Gözlerde bir ışık, mutluluk kat kat,
Zaferler diyarı Kahraman Maraş.

İmam sarılınca ilk silahına,
İşaret oldu bu, şehir halkına,
Herkes birden koştu silah başına,
Efeler diyarı Kahraman Maraş.

Unutmak mümkün mü hiç Aslan Bey'i,
Çeteler düzmekte buldu çareyi,
Hele o Hoca’yı, Ulu Cami’yi,
Çeteler diyarı Kahraman Maraş.

Yiğitler can verdi, seni vermedi,
Böyle kahramanlık dünya görmedi,
Senem Ayşe bile eve girmedi,
Yiğitler diyarı Kahraman Maraş.

Ölenler şehitlik şerbeti içti,
Kalanlar gaziler safına geçti,
Yarab o ne coşku, o ne sevinçti,
Gaziler diyarı Kahraman Maraş.

İstiklâl güneşi sönmezdi Türk'ün,
Esareti gözü görmezdi Türk'ün,
Maraş yabancının değildi Türk'ün,
Edeler diyarı Kahraman Maraş
(Şair Mehmet Akif Baltutan)

CUMA VE BAYRAK
Bir cuma vaktinde Ulu Camii’de,
Çok ciddi telaş var hem ahalide.
Nedir bu manzara nedir bu zemin,
Ağzını açmıyor bıçak kimsenin.
Heyecan dalgası artıyor her an,
Vakit geldi fakat okunmaz ezan.

Yaralanmış kalpler üzgün bakışlar, 
Maraş'ta çok büyük bir hadise var. 
El atmış bayrağa hain Fransız, 
Kalenin burcunda yoktu ay-yıldız.
Evet hadise bu, fakat çare ne? 
Cemaat soruyor bunu bilene.

Ne yapmalı derken yükseldi bir ses,
Hocanın sesiydi anladı herkes.
Bayrağımız yoktur olmaz bu namaz, 
Esaret altında cuma kılınmaz.
İslâm’ın emrinde hür olur millet, 
İslâmsız, bayraksız yoktur hürriyet.

İslâm olan gelsin çeksin sancağı, 
Dikelim yerine şanlı bayrağı. 
Allah Allah sesi... Ve bir hamlede, 
Düşman tepelendi, bayrak kalede.
(H. Tevfik Paksu)

KURTULUŞ SAVAŞI´NDA MARAŞ: Birinci Cihan Harbinin sonlarına doğru Müttefiklerinin yenilmesi üzerine, Osmanlı İmparatorluğu 30 Ekim l918´de Mondros Mütarekesini imzaladı. Bu anlaşmaya göre, Anadolu´nun bir çok yeri gibi Maraş´ta işgal altına girdi. Maraş önce, İngiliz kuvvetleri tarafından 23 Şubat l9l9´da işgal edildi. 8,5 ay süren İngiliz İşgali sırasında pek kayda değer bir olay cereyan etmedi. Bununda en büyük nedeni işgal kuvvetleri arasında çok sayıda Cezayir´li, Tunus´lu ve Hintli Müslüman askerlerin bulunmasıydı. Ancak şehirde bulunan yerli Ermeniler bundan rahatsızlık duyuyorlardı. İşgal Komutanlıklarına yaptıkları başvuru neticesinde 29 Ekim l9l9´da İngiliz işgali sona erdi. Şehir bu defa da Fransız kuvvetlerinin işgali altına girdi. Fransız kuvvetlerinin şehre girişleri yerli Ermeniler tarafından büyük bir coşku ve taşkınlıklarla karşılandı. Bu durum yerli Maraş halkını çok rahatsız etti. Şehir içten içe kaynamaya başladı...

SÜTÇÜ İMAM OLAYI: 3l Ekim l9l9 Cuma. İkinci Fransız Kuvvetlerinin şehre girişinin ertesi günü. Bir başka ifade ile Fransız işgalinin başladığı ikinci gün. Fransız ve Ermeni askerleri birlik olup devriye geziyorlar, yolda-yolakta rastladıkları Türklere olmadık hakaretler ediyorlardı. Yani şehirdeki huzursuzluk had safhaya varmıştı. Bir grup Fransız- Ermeni devriyesi ikindi üzeri Uzunoluk Caddesinde kışlaya dönüyorlardı. O esnada Tarihi Uzunoluk Hamam´ın dan İki Müslüman Türk Kadınları çıkmışlardı. Askerler kadınlara yaklaşarak "Burası Tüklerin değildir. Burada artık bu şekilde gezemezsiniz" diyerek sarkıntılık yapmaya başlarlar. Olay yerine ilk yetişen Çakmakçı Sait isimli genç, mütecaviz askerlere karşı koymaya çalışır ise de gözü dönmüş düşman kurşununa hedef olarak ağır şekilde yaralanır. İşte tam o esnada Hamam´ın karşısındaki Sütçü dükkanında olayı seyreden Sütçü İmam, tabancasını çekerek olaya müdahale eder. "Durun bire densizler. Yaptıklerınız yetti artık. Bugün namus günüdür." deyip silahını ateşler. Bir işgalci askeri öldürür, ikisini de ağır biçimde yaralar. Türk Milletinin namus ve şerefine uzanmak istenen menfur eli daha orada kırıverir. Bu kurşun, aynı zamanda, Türk İstiklal Mücadelesininde ilk kıvılcımı, ilk müjdecisi olur. Ertesi gün Sütçü İmam, Fransız ve Ermeni askerleri tarafından ev ev aranır, ancak bulunamaz. Bu durum işgal güçlerini oldukça kızdırır. 1 Kasım l9l9 günü Şeyhadil Mahallesinde Sütçü İmam´ın dayısınınoğlu Tiyeklioğlu Kadir´i yakalayıp, ellerini ve ayaklarını arkadan bağlayarak kulaklarını, burnunu kesmek suretiyle hunharca Şehit ederler. Cesedini de ipreti alem olsun diye bir tabut içerisine koyarak , Hükümet konağı önünde halka teşhir ederler. 

BAYRAK HADİSESİ: İşgalci güçlerin şehirde yaptığı taşkınlıklar tam bir terör havası estirir. Olaylar bir türlü durmak bilmez. 27 Kasım l9l9 gecesi Ermenilerin ileri gelenlerinden Hırlakyan´ın evinde işgal komutanının şerefine bir balo tertiplenir. Baloda komutanın dansa davet ettiği genç ermeni kızı "Sizinle dans etmekten mazurum. Çünkü kendimi esarette hissediyorum Kalede Türk Bayrağı dalgalandığı sürece, sizinle dans edemem! " diyerek teklifini reddeder. Bunun üzerine askerlerine derhal emir veren komutan, Kaledeki Türk Bayrağını indirtir. 28 Kasım l9l9 Cuma günü Maraş´ın kara sabahıdır. Yatağından kalkan Maraş´lılar, asırlardan beri Kale burcunda dalgalanan Şanlı Bayraklarını göremezler. Bu olay şehri infiale sürükler. Savcı-Avukat Mehmet Ali Kısakürek derhal kaleme sarılarak "Alem-i İslam´a Hitap" beyannamesini yazarak şehrin muhtelif yerlerine dağıttırır. Halkı, Bayrağın indirilmesine tepki göstermeye davet eder. Bir Milletinin İstiklaline son verilmesi anlamına gelen Bayrağının indirilmesi karşısında Maraşlılar sesiz kalmazlar ve cuma namazı vakti Ulu Camii´ye halk toplanır. Ezan okunduktan sonra, camide toplanan halk "Bayraksız namaz kılınmaz" diye bağırır. O esnada Cami İmamı "Aziz Cemaat, Kalesinde düşman bayrağı dalgalanan bir Millet hürriyet´ini kaybetmiş sayılır. Hürriyet olmayan bir yerde cuma namazı kılmak caiz değildir." dağıtılan beyannamenin doğru olduğunu tastik eder. Bunun üzerine Maraşlılar topluca Kale´ye hücum ederek, indirilen Bayrağı yeniden Kale burçlarına diker ve cuma namazı orada eda edilir.

BÜYÜK SAVAŞ BAŞLIYOR: Bayrak olayının ardından şehir adım adım savaşa sürüklenir. Aslanbey Başkanlığında kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, her mahallede kurularak faaliyete geçer. Bir taraftan da Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile temasa geçerek direniş hazırlığına başlanır. 21 Ocak l920 günü şehir harbi başlar. 22 gün ve gece süren bir mücadeleden sonra Maraşlılar 7 den 70´e silaha sarılarak tek yürek tek bilek halinde bütün mevcudiyetini ortaya koyar. Sonunda kendisini yok etmek isteyen düşmanı yerli işbirlikçileri ile birlikte mağlup eder, büyük bir zafere imzasını atar. Bu uğurda pek çok evladını şehit verir. Maraş´ın düşman istilasından kurtulması, Türk Kurtuluş Savaşının da ilk hareketini teşkil eder. Maraşlılar, daha o tarihte "Kendini Kurtaran Şehir" ünvanı ile anılmaya başlamakla birlikte, çevre illerinde yardımına koşarak milli dayanışmanın en güzel örneklerini verir. 

İSTİKLAL MADALYASI VE " KAHRAMANLIK " ÜNVANI VERİLİR: Maraş´ın Kurtuluş Savaşında şehir halkı ile birlikte topyekün direniş göstermesi ve çevre vilayetlerininde yardımına koşması büyük takdir toplar ve Kurtuluş Savaşı sonrasında Maraş´a bir yazı gönderilerek Milli Mücadeleye katılanların listesi istenir. Şehrin ileri gelen yöneticileri toplanır, bir durum tespiti yapar. Sonunda Ankara´ya "Maraş´ta Milli Mücadeleye katılmayan tek fert bile yoktur" cevabı verilir. Bunun üzerine 5 Nisan 1925 yılında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi İstiklal Madalyası´nın Maraş´ta fertlere değil, şehir halkına verilmesi kararlaştırılır. Maraş´a bir adet Kırmızı Şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirilir. Maraş şehri yine Milli Mücadeledeki fedakarlığından ötürü TBBM tarafından 7 Şubat l973 tarihinde de "Kahramanlık" payesiyle de ödüllendirilir. Kahramanmaraşlı 1925 yılından beri her yıl kurtuluş günü olan 12 Şubat Bayramında İstiklal Madalyasını Şanlı Bayrağına törenle takarak, geçmişini yadeder...

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE
YORUMLAR
mine odunkesen
mine odunkesen - 4 ay Önce

Çok güzel

SIRADAKİ HABER