Her sorunu eğitimsizliğe bağlamak ne kadar doğru?

Yazarımız Ramazan Yumşak, bugünkü yazısında "Her sorunu eğitimsizliğe bağlamak ne kadar doğru?" sorgulaması yapıyor.

Her sorunu eğitimsizliğe bağlamak ne kadar doğru?

 

Ülkemizde kime sorsanız ülke sorunları için eğitim şart. Ülkenin tüm problemlerinin nedeni eğitimsizliktir. Herkes eğitildiğinde tüm meseleler hallolacak. Eğitimden zerre kadar anlayan da hiç anlamayan da eğitim şart, eğitim şart diye ortalığı yıkıyor. Eğitime önem veren ve eğitimin önemini göstermek isteyenlerin, eğitimi sürekli ön plana çıkarmaları galiba eğitimi hiçe düşürdü. Yakalanan hırsız bile eğitim şart diyorsa, varın gerisini siz düşünün.

 

 

Soruyorum eğitim ne kadar alınmalı? Eğitim nasıl olmalı? Önce ilkokul, ortaokul sonra lise ve en son üniversite eğitimi almalı insan, kendini iyi geliştirebilmek için. Sanki üniversiteyi bitirenler çok eğitimli de. Mutlaka herkes üniversite eğitimi almalı diyorlar.  Günümüzde üniversite mezunu oranı yıldan yıla artıyor ama bu eğitim şart diyenler gün geçtikçe sorunların arttığından da şikâyetçi oluyorlar. Oysa eğitim oranın artmasına bağlı olarak sorunların azalmasından bahsetmeleri gerekiyor.

 

Ülkeyi soyanlar, bankaları boşaltanlar, ülkeyi krizlere sokanlar kimler? Okuma yazma bilmeyen köylü Mehmet ağa mı, dağdaki çobanlar mı? Yoksa üniversite mezunlarımı. Hırsız bankadan en fazla 2-3 bin bilemedin 30 bin TL götürür. Ama bankanın başındakiler, bir kalemde trilyonları götürür ve daha öne çok trilyonlar götürüldü, bu ülkede.

 

Bu ülkenin toplanan vergilerini köylü Mehmet ağa cebine doldurmadı, dolduramaz da, bunun için iyi bir eğitim almak, üniversite mezunu olmak gerek. Bir madenci en fazla iki üç torba kömür çalabilir, ama iyi bir üniversite mezunu patron ve CEO’lar hem tonlarca kömür, hem de yüzlerce insanın hayatını çalabilir.

 

Zannediyoruz ki eğitimli insanlar en iyi insanlar. Ülkede ki tüm kurallara uyan sorumlu vatandaşlar. Eşini dövenler içinde üniversite mezunu oranını araştırdınız mı? Yapılan tüm suçların ilkokul mezunu ya da hiç okumayan cahiller tarafından işlendiğini gösteren bir belgeniz var mı? Varsa bizimle de paylaşın bizlerde bu kampanyaya katılıp herkesi üniversiteye gönderelim.

 

Şimdi de eğitimli olmak üniversiteli olmak demek değil. Eğitim sadece okullarda verilmez diyecekler ama buna sizde inanmayacaksınız. Üniversite eğitimin en zirvesi ise kusura bakmayın bu konuda da yanılıyorsunuz. Tabi ki üniversiteli demek, eğitimi en iyi almış ve hayata hazırlanmış demektir. Eğitimi daha nerede alsın. Çocuklarınızı üniversite bitirmeyen Lise mezunu kişilere ve doktorlara teslim eder misiniz, daha eğitimli olduğuna inansanız da.

 

Bakın dünyanın en iyi okulları ve üniversiteleri ABD de, ilk 10 üniversitenin 7’si, ilk 100’ün ise 42'si ABD üniversiteleridir. Ama dünyada en müreffeh, en rahat ve demokrat yaşayan ülke ABD değil, Baltık ve İskandinav ülkeleridir. Çünkü ABD’de gelir dağılımı ve eşitsizlik çok fazla, ama İskandinav ve Baltık ülkeleri öyle değil. Onlarda saygı var, cezalarda oldukça caydırıcı.

 

Sorun e-ğ-i-t-i-m değil, sorun eğitim değil. Hiçbir zaman da olmadı. Sorun saygı duymak ve yapılan yanlışın karşısında ceza almasıdır. Caydırıcı cezalar. Torpil olmadan ve hak eden herkese ceza verildiği takdir de hiç kimse pervasızca hata işleyemeyecektir. Bir yanlış yaparken kırk kere düşünecektir. Bu hatanın kendisine nelere mal olduğuna.

 

Örneğin: Avrupa’da trafik ve diğer kurallara harfiyen uyan, aynı insanlar buraya geldiklerinde niçin kurallara uymuyor. Orada eğitim alıyor, buraya gelince eğitimi gidiyor mu? Orada sıraya ip gibi geçen, görevlilerin her dediğini emir telakki eden, ama buraya gelince görevlileri azarlayan kendini bir şey zanneden zavallılar, orada eğitimli burada cahil mi?

 

Tabi ki de hayır. Orada kural ve nizam var, kurala uymayan eğitimsiz ve cahil diye adlandırılmıyor. Anın da hak ettiği caydırıcı cezalar kesiliyor ve adamı yola getiriyor. Burada bir hatadan bir şey olmaz anlayışı, orada en ufak hataya izin verirsek arkası da gelir, anlayışı durumu çok net açıklıyor.

Zaten bizi yaratan da bizleri açlık, susuzluk, korku ve ödülle uyarıyor. İnsanlar bir işi yaparken ne kazanacağını veya ne kaybedeceğini iyi hesap eder. Yanlış yaptığında kaybedeceği bir şey yoksa yanlışa devam eder. Çünkü yanlış yapanların mutlaka kaybetmekten ve bazı şeylerden korkması gerekiyor. Aksine bizde kar ediyor.  Bu kişi niçin yanlışı bıraksın.

 

Bir seferden bir şey olmaz, herkes yapıyor ben yapsam ne olur gibi düşünceler insanların bilerek ve isteyerek yanlış yapmasına neden oluyor. Ama caydırıcı cezalar ve ödül sistemi umuyorum ki yanlışları sonlandıracaktır. Vergisini ödemeyenler nasıl olsa indirim gelir diye bekliyor ve beklediği indirim geliyor. Neden ödesin ki. Bizim gibi zamanın da ödeyip ne yapsın, nasıl olsa istediği zaman ödeme fırsatı var.

 

Bizde genelde kurallara uyan cezalandırılır uymayan değil. Evine giren hırsız pişkin pişkin ev sahibinden şikayetçi olabiliyorsa daha ne eğitiminden bahsedelim.

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE

banner50