Eyicil'in aday adaylığı sabote mi ediliyor?

Prof. Dr. Ahmet Eyicil, AK Parti’den Kahramanmaraş Milletvekili Aday Adaylığını açıklamasıyla, yaptığı araştırmanın bazı çevrelerce çarpıtılmasını manidar bulduğunu, yaptığı araştırmanın Maraş tarihinin eksik kalan kısmının tamamlandığını söyledi.

Eyicil'in aday adaylığı sabote mi ediliyor?

 

Şapka Giyilmesi Hakkındaki Kanun’a Maraş’ta yaşanan muhalif eylemleri, akademik bir araştırma olarak halkla buluşturan Prof. Dr. Ahmet Eyicil, AK Parti’den Kahramanmaraş Milletvekili Aday Adaylığını açıklamasıyla, yaptığı araştırmanın bazı çevrelerce çarpıtılmasını manidar bulduğunu, yaptığı araştırmanın Maraş tarihinin eksik kalan kısmının tamamlandığını söyledi.

 

Son zamanlarda, Prof. Dr. Ahmet Eyicil’in Şapka Giyilmesi Hakkındaki Kanun’a Maraş’ta yaşanan muhalif eylemleri anlattığı araştırması basında sık sık yer buldu. Adalet ve Kalkınma Partisi’nden 25. Dönem Kahramanmaraş Milletvekili Aday Adayı olduğu bu günlerde, araştırmasındaki bazı ifade ve olayların çarpıtılmasının, özellikle Milletvekilliği Aday Adaylığı döneminde yapılmasını etik bulmadığını belirten Prof. Dr. Ahmet Eyicil, bugün bir basın toplantısı düzenledi.

 

Eyicil, düzenlediği basın toplantısında; “Bu yaşananlarda ne karar veren ne de uygulama konusunda taraf değilim. Amacım, objektif olarak konuyu ele almaktı. Öyle de yaptım. Böylelikle şehrimin tarihine de katkıda bulundum. Bu dosyayı, Türkiye’de ilk defa ben açtım. Eğer yazdıklarıma ve söylediklerime itirazı olanlar varsa; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin arşivinde bulunan dosyaları görebilirler. Bu dava, şahsi bir dava değildir. Dosyadaki suçlamalar, savcılığın iddiasıdır. Bu iddiaların belgeleri dosyada mevcuttur. Bu kadar uzun dosyayı, 40 sayfalık araştırmamda anlattım. Halkımızın, bu bilgilerden yararlanacağını düşünüyorum. Yaptığım çalışma ile Maraş tarihinin eksik kalan kısmının tamamlandığına inanıyorum” dedi.

 

AMACINI AŞAN BAZI HABERLER YAPILIYOR

 

Yerel basına araştırmasından söz eden AK Parti Milletvekili Aday Adayı Prof. Dr. Ahmet Eyicil, basında yer bulan bazı haberleri ‘amacını aşan haberler’ olarak nitelendirerek; “Son zamanlarda basında sıkça yer bulan şapka ile ilgili haberler amacını aşan haberlerdir. Şapka ile ilgili yaptığım açıklamalarda ismen hiç kimse zikredilmemiştir. Ben bu mahkeme kararını bütün olarak ele aldım. Yargılananların suç isnadı dosyalarında mevcuttur. Görevim, mazlumların özel durumlarını anlatmak değildir. Bu araştırmamda; Maraş’ın sosyal ve ekonomik durumunu, devletin yaptırımları ve aldığı tedbirleri görmek mümkündür. Ben İmam Hatip Okulu mezunuyum. Referansım İslam’dır” şeklinde konuştu.

 

Prof. Dr. Ahmet Eyicil, Şapka Giyilmesi Hakkındaki Kanun’a Maraş’ta yaşanan muhalif eylemleri anlatan araştırmasını şöyle özetledi:

 

“Şapka Giyilmesi Hakkındaki Kanun, 25 Kasım 1925 Çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. 26 Kasım Perşembe günü, halka duyuruldu. 27 Kasım Cuma günü Şapka Kanunu’na muhalefet edilerek Maraş’ta isyan edildi. İsyanda hapishaneye saldırı yapıldı. Hapishanenin kapıları kırıldı. Bunu fırsat bilen 200 mahkûm kaçtı. Böylece ortalık karıştı. Halk, hükümet binasına yürüdü. Jandarma, göstericileri durdurmak için ateş açtı. Halk da Jandarmanın açtığı ateşe karşılık verince çatışma başladı. Maraş Valiliğince alınan sert tedbirler ile çatışma bastırıldı. Bu nedenle 28 Kasım Cuma günü, 34 kişi tutuklandı. 9 Aralık tarihinde tutuklu 45 kişi Ankara’ya gönderildi.

 

Maraş Valiliğinin hazırladığı 213 sayfalık rapor, 19 Aralık 1925’te tamamlandı. Burada Şapka Kanunu aleyhine yürüyüş yapanlardan 39 kişinin ismi açıkça belirtildi. Tutuklular, 27 Aralık 1925’te Ankara’ya ulaştı. Birinci duruşma, 14 Ocak 1926 Çarşamba günü başladı. Sanıklara, duruşma sırasında ayrı ayrı sorular soruldu. Genel olarak suçlamalardan bazıları şöyle: Halkı isyana teşvik etmek. Hareketin manevi amiri olmak. İsyancı gruba dâhil olmak ve yalan yere yazılı beyanda bulunmak. Valilik binası ve Hapishaneye baskın düzenlemek beraberinde 200 mahkûmun kaçmasına sebep olmak.

 

Duruşmada, soruşturmayı yürüten savcı bu şekilde suçlamalarda bulundu. İkinci duruşma, 16 Ocak 1926’da ve üçüncü duruşma da 18 Ocak’ta yapıldı. Duruşmalarda, 59 sanığın ifadesi alındı. 18 Ocak 1926 tarihinde karar verildi. Verilen kararda 7 kişi idam cezasına, 4 kişinin mallarına el koyma, 9 kişiye 10 yıl kürek cezası, 44 kişi de 3 yıl kürek cezasına çarptırıldı. Konu ile ilgili mahkeme kararını merak edenler, araştırmam sonucunda yazmış olduğum makalemin ek bölümüne bakabilirler.”

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE

banner50