Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Yeni Zelanda'daki katliamla ilgili sert sözler

Tekirdağ'da halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "49 insan... Bu bir katliam, bunun hesabının sorulması lazım. Aksi takdirde bu gidiş iyi bir gidiş değil. Yarın bunun bedelini Yeni Zelanda da öder" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Yeni Zelanda'daki katliamla ilgili sert sözler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tekirdağ'da düzenlenen mitingde halka hitap ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

Tekirdağ, kadim bir Türk yurdudur. Ama aynı zamanda Tekirdağ, ülkemizin topraklarının tamamı Avrupa’da olan 3 şehirden biridir.

Sizlerin buradaki varlığı, birliği, dirliği, temsil ettiğiniz değerler, Yeni Zelanda’da cami basıp Müslümanları katleden teröristin bile zoruna gitmiş. Bu katliamda kullandığı silahını da 2. Viyana Kuşatması’nın tarihinden Haçlı seferlerinin zalim isimlerine kadar bilinen tüm Türk ve Müslüman düşmanlarıyla süslemiş.

Geride bıraktığı bildiride de, boğazın batısına geçerseniz sizi öldüreceğiz. İstanbul’a geleceğiz, tüm camileri, minareleri yıkacağız diye zırvalamış. Be namussuz, Yeni Zelanda nire, Türkiye nire? Nasıl oluyor da dünyanın öteki ucundaki bir katil, bir cani Müslümanlarla ve Türklerle ilgili bunca fesatla kafası dolu olarak harekete geçirilebiliyor. Gördüğünüz gibi Tekirdağ’ı, İstanbul’u, aslına bakılırsa topyekun bu vatanı bize çok görenler boş durmuyor.

Balkan Harbi öncesi dört bir yanımızda tıpkı bugünün Tekirdağ’ı gibi, Edirne’si, Bursa’sı, Eskişehir’i, Kayseri’si, Erzurum’u gibi canımızın parçası olan şehirlerimiz vardı. Bugün hepsi sınırlarımızın dışında kaldı. Üstelik bunların çoğunu da tek kurşun atmadan kaybettik. Nereden nereye geldik biliyor musunuz? 22 milyon kilometrekareden 780 bin kilometrekareye geldik. Nereden nereye… Hale bak hale.

BAĞLANTILARINI ORTAYA ÇIKARACAĞIZ

İstanbul'a 3 gün bir gelmiş, 40 gün bir  gelmiş. Şimdi çalışmalar yapılıyor. Bunun bağlantıları nerelerle var, çıkaracağız.  Ama tabi Yeni Zelanda'dan bunların hesabının sorulmasını istiyoruz. Öyle kuru  kuruya, şöyle bir müddet yatsın, ondan sonra çıksın. Olmaz böyle şey. 49 insan...  Bu bir katliam, bunun hesabının sorulması lazım. Aksi takdirde bu gidiş iyi bir  gidiş değil. Yarın bunun bedelini Yeni Zelanda da öder.

BUNUN SEBEBİ GÜÇLENEN TÜRKİYE’DİR

Hamdolsun bugün Türkiye, bölgesinin hem güçlü hem de en müreffeh devletidir.

Avrupa'da her gün vatandaşlarımıza, onların derneklerine,  camilerine, iş yerlerine yönelik saldırıların haberlerini alıyoruz. Sınırlarımızın dibinde kurulmaya çalışılan terör koridoru da bu senaryonun bir  parçasıdır. Bunların derdi Tayyip Erdoğan değildir. Bunların derdi AK Parti veya  Milliyetçi Hareket Partisiyle birlikte kurduğumuz Cumhur İttifakı da değildir.  Bunların derdi, doğrudan doğruya Türkiye'dir. Türk Milleti'dir

Yakın çevremizde çalışmadan, üretmeden hak etmeden, tamamen oluk oluk akıtılan paralarla kurulan sahte refah düzenleri çatırdarken biz adım adım 2023 hedeflerimize yaklaşıyoruz. Üstelik de tüm maruz kaldığımız saldırılara, önümüze kurulan tüm tuzaklara, oynana tüm senaryolara rağmen bunu yapıyoruz.

Yeni Zelanda’daki saldırı ve bize verilen mesajlar ilk değildir. Hatırlayınız, İstanbul’un sokaklarına “zulüm 1453’te başladı” sloganları Gezi olaylarında yazılmadı mı? Başlarında Bay Kemal’in de olduğu bu geziciler, “zulüm 1453’te başladı” derken neyi kastediyorlardı? Yani İstanbul’un Fethi, Bay Kemal’e ve onun sevenlerine göre bir zulümdü.

YILMADIK, KORKMADIK

Şimdi sizlere daha farklı bir ispat yapacağım burada. Ülkemizde yakın tarihte yapılan en alçak saldırı olan 15 Temmuz darbe girişimini birileri alkışlarla karşılamış, başarısız olunca da “kontrollü darbe” diyerek işi tersine çevirmeye çalışmıştır. Kimdi bu? Bay Kemal… Bay Kemal’e göre kontrollü darbeydi. Madem kontrollü darbeydi de Yenikapı’ya neden geldin Bay Kemal? Yenikapı’dan sonra niye kaybolup gittin? 15 Temmuz gecesi, şahsım Atatürk Havalimanı’na indiğinde dediler ki, 23.15’te Bay Kemal buraya geldi. Sonra da FETÖ’cülerin tankları arasında çıkıp gitti. Nereye? Bakırköy Belediyesi’ne… Bakırköy Belediyesi’nde o kahvelerini yudumlarken bu kardeşiniz, damadım, eşim, kızım, torunlarımla beraber biz de Atatürk Havalimanı’na indik. F-16’lar üstümüzde uçuyordu, helikopterler üstümüzde uçuyordu ama milletimiz oradaydı. Biz Allah’a ve halkımıza dayanarak oraya indik. Yılmadık, korkmadık.

BU NE İLKTİR NE SONDUR

Avustralya’da 49 tane Müslüman kardeşimiz şehit edilmiş olabilir. Ama bu ne ilktir ne sondur. Rabbimiz ne buyuruyor; Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz, onlar diridirler ancak siz bilemezsiniz. Onların bütün rızkı, her şeyi Allah’a aittir. Mesele bu. Ama bunu Bay Kemal anlamaz. Onun için de Bay Kemal tankların arasından çekip gider.

KILIÇDAROĞLU'NA SERT SÖZLER

Terbiyesize bak 'İslam  dünyasından kaynaklanan terör' diyor. Yahu senin o Avustralyalı senatörden ne  farkın var? Şu hale bak ya, ne günlere kaldık? Terörün kaynağının İslam  dünyası olduğunu söyleyecek kadar izanını kaybetmiş, kendini kaybetmiş olan  birisi, halkının yüzde 99'ü Müslüman olan bu ülkede siyaset yapıyor. Bay Kemal,  sen terörün kaynağının İslam dünyası olduğunu söylemeye ne yetkilisin, ne  ehilsin. Sen önce kendini gözden geçir, kendini.

Sen zaten terörle yan yanasın. Sen zaten teröristlerle kol kolasın. Ben inanıyorum ki artık bu millet CHP'yi de senden kurtaracak. Bu adama oy vermenin ne kadar büyük bir vebal olduğunu artık anlayalım. Bu hesabı 31 Mart'ta verecek.

YORUM EKLE

banner75