Babasını dinlemeyen evlat

Yazarımız Fahri Kurt, bugünkü yazısında "Babasını dinlemeyen evlat..." konusunu gündemine alıyor. İşte o yazı:

Babasını dinlemeyen evlat

Babasını dinlemeyen evlat

 

Sivas Yıldızyeli’nde görev yaparken bir okul müdürümüz bir hatırasını anlattı:

 

“İlkokul üçüncü sınıfta bir öğrencim vardı. Çok yaramazdı. Sınıfın huzurunu bozar, hiç ders çalışmazdı. Çalışkan olsa her yaramazlığına katlanacağım. Ama çocuk hem tembel hem haylaz. Sözden anlamaz. Kimseye ders dinletmez.

 

Sınıfta sürekli hoplar zıplar, konuşur, boğuşur. Bir gün sinirli tarafıma geldi, dayanamayıp bir şaplak patlattım. Sonra pişman oldum ama oldu bir kere. Öbürsü gün babası geldi. Çocuğun durumunu anlayıp dinlemeden;  “Sen nasıl benim çocuğuma tokat atarsın” dedi haklı olarak. Öğretmenler odasında bağırdı çağırdı.

 

Ben de tam, dedim. Senin çocuğuna bundan sonra hiç elimi sürmem, dedim. O günden sonra, “Çocuğu saldım bayıra mevlam kayıra…” Boş çantası ile geldi gitti. Sene sonu da başarılı karnesini aldı. Otoritesiz eğitim olmaz. Dayak atmayalım ama dayağın yerine de bir hâkimiyet ensturmanı koyalım…”

 

***

 

Bir de konuyu geçmişten örneklendirelim. Eskisi olmayanın yenisi olmaz. Tarih tekerrürden ibarettir.

 

Fatih Sultan Mehmet Han çocukken çok yaramaz bir öğrenciydi. Ders esnasında yaptığı şımarıklıklarla Hocası Akşemseddin’i çileden çıkarırdı. Hocası kendisine kızdığı zaman hemen “Ben Padişahın oğluyum bana bir şey yapamazsın” deyip tehdit ediyordu. Padişaha şikâyet etmeyi edepsizlik sayan Akşemseddin, durumu II. Murat’a anlatamıyordu. Ancak gün geldi artık küçük Mehmet’in yaptığı yaramazlıklar çekilmez hale geldi.

 

Bunun üzerine destur dileyip II. Murat’ın huzuruna çıktı. “Padişahım size bir hususu arz edeceğim ancak hayâ ediyorum” deyince II. Murat “Buyur çekinmeden anlatabilirsin” dedi. Bu söz Akşemseddin’i rahatlattı ve başladı olayı anlatmaya. Padişahım oğlunuz, ciğerpareniz Mehmet çok yaramaz, onun yaramazlıkları yüzünden ders işleyemiyorum, kendisine kızdığım zamanda hemen sizinle beni tehdit ediyor deyince II. Murat Akşemseddin’in yanına gelerek kulağına bir şeyler fısıldar.

 

II. Murad’ın kulağına söylediği sözleri duyan Akşemseddin çok şaşırdı. Bu ne plandı, mümkün değildi bu planı uygulamak. Akşemseddin plan konusundaki rahatsızlığını padişaha ilettiyse de Padişah onu dinlemedi ve bu iş olacak dedi.

 

Ertesi gün yine derste Mehmet yaramazlık yapıyordu. Akşemseddin’in uyarısına aynı tehdit cevabını verdiği sırada Padişah ansızın kapıyı açıp içeri girdi. Bu olay karşısında Akşemseddin hiddetlenerek Padişaha bağırdı ve bir tokat atarak, bu şekilde sınıfa giremeyeceğini izin istemesi gerektiğini söyleyerek derhal dışarı çıkmasını istedi. Padişah mahcup bir şekilde boynunu bükerek özür diledi ve dışarı çıktı.

 

Olaylar karşısında Fatih Sultan Mehmet’in nutku tutulmuş ne yapacağını şaşırmıştı. Güvendiği babası tokat yemişti. Fatih Sultan Mehmet allak bullak olmuştu. Az sonra kapı vuruldu ve Padişah mahçup bir şekilde içeri özür dileyerek girdi. Plan muhteşem bir şekilde işlemişti. O günden sonra Fatih Sultan Mehmet asla yaramazlık yapmadı. Çünkü güvendiği dağlara kar yağmıştı.

 

Eğitimin ne olduğunu II.Murat kadar olamasa da; en azından kendi çocuğunu yanlış yollara sürüklemeyecek kadar idrak etmiş anne ve babalara ihtiyaç var. Unutmayalım, Çocuklar şımarık doğmaz; diplomalı, maaşlı ama eğitimsiz ebeveynler tarafından şımartılır.

 

Babasını dinlemeyen evlat öğretmenin de dinlemez, peygamberin de…

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner44

banner4

banner47

banner43

banner45

banner46