Abdurrahman Dilipak'tan ortalığı karıştıracak sözler: Önümüzdeki günlerde bir kriz patlarsa...

İstanbul Sözleşmesi'ni savunan kadınlara ''fahişe'' diyerek büyük tepki toplayan Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in 8 yıl öncesinde açıkladığı raporu paylaşarak, korona virüsün önceden bilindiğini ima etti.

Abdurrahman Dilipak'tan ortalığı karıştıracak sözler: Önümüzdeki günlerde bir kriz patlarsa...
banner150

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, bugünkü yazısında yine tartışma yaratacak bir yazıya imza attı. Dilipak'ın yazısına göre, korona virüs "maske takıp, eve kapanmakla, tek başına fiziki mesafeye dikkat edip, kolonya kullanmakla çözülecek bir mesele değil."

Dilipak, "Merkel Ana’nın Korona kehanetleri!" başlıklı yazısında korona virüsün önceden bilindiğini iddia ederken, yakında çok büyük bir krizin patlayacağını öne sürdü.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NE YİNE GÖNDERME YAPTI

Abdurrahman Dilipak yazısında, "Corona, LGBT, dizi filmler, İstanbul sözleşmesi, CEDAW, Lazaranta, moda, gıda, ilaç sektörü, spor, yaşam tarzı daha birçok şey aynı senaryonun parçalarıdır." dedi.

İŞTE O YAZI

Dünyada 6 ayda 550.000 kişi ölmüş Korona’dan. Dünya panikte. Aynı dünyada açlıktan bir günde ölen çocuk sayısı 24.000. 10 günde 240.000, 20 günde 480.000, bir ayda 720.000.. 6 ayda  4.320.000 çocuk.. Vahşi hayvanların bazıları, geride kalan hasta, yaşlı ve sakatları arkadan gelen vahşi saldırılara yem olarak bırakırmış. O din, ahlak ve gelenekten soyutlanmış mahluk olarak “birey” denilen modern “human” da aynı vahşilikle hasta ve yaşlılardan kurtulmaya çalışıyor.

Mantık şu: “Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir”. Bugün iki çalışanın ödediği emeklilik primi, bir emeklinin geçim ve sağlık giderini karşılamıyor. Bu hastalardan ve yaşlılardan kurtulmak gerek. Ürettiğinden fazlasını tüketenlerden kurtulmak isteyen bir sistem geliyor.

Bakın, gerçek hayatta evrimleşme, çatışma ve rekabetle  mümkündür. Mikropla antikor arasındaki savaş da sonuçta biyolojik tekamülün dinamiğini oluşturur. Mikrop da direnç kazanır, bağışıklık sistemi de. Mutasyon dediğimiz mikrobun dönüşerek güçlenmesi ve yayılması sonucunu doğurur.

Hani, deprem bir yanı ile felaket, bir başka yanı ile dünyanın kendi dengesini kurması açısından zorunludur. Deprem olmadan olmaz. Depremin afetinden en az şekilde etkilenmek için bilgi ve hikmete, tecrübeye ihtiyacımız var. Gider fay hattında sahile yüksek binalar dikerseniz, başınıza geleceklere hazır olmanız gerek.

Dışarıda saldırgan ülkeler ve terör örgütleri ile bir savaşınız var. Mikroplar ve antikorlar arasındaki savaş da aynı.. Zayıflar elenir, güçlüler seleksiyon yoluyla tekamül eder.

Bugünkü kriz, aslında kapitalizmin krizidir. İnsanlara karşı İlah’lık ve Rab’lik taslayanların, Allah’a meydan okumasıdır. Dün Kızılderilileri öldürüp, kara derilileri köleleştirip, sarı ırkı sömürenler, bugün yeni bir global katliama hazırlanıyorlar. Corona, LGBT, dizi filmler, İstanbul sözleşmesi, CEDAW, Lazaranta, moda, gıda, ilaç sektörü, spor, yaşam tarzı daha birçok şey aynı senaryonun parçalarıdır.

Ya bu şok aklımızı başımıza getirecek, bu kötü gidişe dur diyeceğiz ve kapitalist dünyanın yıkılışını göreceğiz ya da dünyaya çok daha ağır bedelleri olacak ve uzun sürecek bir kriz dönemine gireceğiz.

Kiminin aşırı yemekten, kiminin aç kalmaktan öldüğü bir dünyada yaşıyoruz. İki ölümün de tek sebebi var. İsraf, ihtiras, açgözlülük.

Size bir kehanetten söz edeceğim. Kehanetin adı “Merkel Kehaneti”. Merkel bunu nasıl biliyor onu siz düşünün. 25 Mart 2020’de, salgının yeni başladığı günlerde basında bir haber yer aldı: “Tam 8 yıl önce Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Alman Meclisi’ne sunulan “Robert Koch Enstitüsü” raporunda, “Mutasyona uğramış, yeni SARS - Koronavirüs, Güneydoğu Asya’daki bir hayvan pazarından çıkacak. Tüm dünyayı saracak. Ülke olarak hazırlıklı olmalıyız. 3 yıl sürecek. 2 kez mutasyona uğrayacak. Aşısı 3 yılda ancak bulunacak.» Anlayacağınız bu konu herkesin bildiği bir sır! “Merkel Ana’nın kehanetleri”nin devamı da var:O günkü adı; “Modi-SARS”. Bu yeni virüs eski SARS’dan farklı bulgularla ortaya çıkacak. Çünkü içine bir de HIV yüklenmiş. Çok daha hızlı yayılacak. Mutasyona uğrayacak. Çok yüksek ölümlere neden olacak. Virüs bulaşan kişide semptomlar 2 ile 14 gün arasında belirecek. Ev hayvanları bundan etkilenmeyecek. “İlacı olmayacak”.. Kişiden kişiye, damlacıklar, partiküller ya da dokunma ile geçebilecek. İlacı hemen bulunmayacak. Aşısı ancak ilk virüsten 3 yıl sonra üretilebilecek. Salgın tüm dünyaya dağılacak.

“Azize Merkel”in büyük kehanetine göre; Virüs 3 dalga halinde vuracak. 3 yıla yayılacak bir pandemi sürecinde virüs iki kez mutasyona uğrayacak. Bir kere bu hastalığı kapan, aynı virüsten 360 gün daha etkilenmeyecek. İlk dalga 14 ay devam edecek. Bu dalgada 29 milyon kişiye virüs bulaşacak. 2. dalga 15 ay sürecek. Sadece Almanya’da 23 milyon kişi virüsten etkilenecek. 3. dalga ise 2 yıl ile 3 yıl arasında sürecek.  Rapora göre 3. dalgada sadece Almanya’da “7.5 milyon insan ölecek”miş. Rapora göre “Yaşlı insanlarda ölüm oranı, %50’yi bulacakmış. Bütün bunlar birilerinin evdeki hesapları. Onların bir planı, hesabı, tuzağı varsa, onları gören, duyan, bilen bir Allah var ve hüküm sahibi olan O’dur. Mekerallahu. Asıl sorun şu; Allah cahil ve zalimlere yardım etmeyecek, etmemesine de, onlar zulüm icra ederken biz de cahillik edecek olursak, Allah onlar eli ile cahilleri ve bunlara karşı seslerini çıkarmayanları da haksızlıklar karşı susanlardan oldukları için cezalandırabilir.

Bu sorun, maske takıp, eve kapanmakla, tek başına fiziki mesafeye dikkat edip, kolonya kullanmakla çözülecek bir mesele değil.

Habere göre, bu raporu, yani bu kehaneti Robert Koch Enstitüsü başkanlığında Alman Şehir Planı Müsteşarlığı, Halkı Koruma ve Doğal Felaketlere Yardım Müsteşarlığı, Güvenlik ve Bilgilendirme Bölümü ile ilgili birim, Gıda, Tarım Müsteşarlığı, Teknik Yardım ve Lojistik Başkanlığı, Alman Silahlı Kuvvetlerinden uzmanların katıldığı bir kurul, Paul Ehrlich Enstitüsü ile birlikte hazırlamış.

Korona ile başlayıp, önümüzdeki günlerde gıda ve sağlık alanında Siyaset, bürokrasi, STK, akademi ve sermaye çevrelerini yakından ilgilendirecek bir kriz patlarsa hiç de sürpriz olmaz. Bununla birlikte, Covid ile ilgili ilginç tartışmalara da hazırlıklı olmak gerek. Güneş Kova burcunda ve tartışılacak çok şey var!

“Öyle bir hayata çattık ki / Hayata kurmuş pusu / Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek”..

Benim korkum, Şeytan ve onun işbirlikçilerinin yapmayı planladıklarından değil, bizim cahilliğimiz, zaaflarımız, korkularımız ve yeteri kadar dürüst olmadığımız için Allah’ın yardımının bize ulaşmayabileceği endişesindedir. Düşününce tüylerim diken diken oluyor: “İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allah’ım!” Selâm ve dua ile.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

Adblock Tespit Edildi

Reklamların web sitemize yüklenmesini devre dışı bırakmak için bir adblock tarayıcı eklentisi kullandığınızı tespit ettik.

×

Reklamlardan elde edilen gelir, bu web sitesinde ulaşmaya çalıştığınız kaliteli içeriği sunmamızı sağlar.

Bu sayfayı görüntülemek için, adblock eklenti ayarlarını devre dışı bırakmanızı rica ediyoruz.