Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la yaptığı görüşme sonrası, Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilmek için gereken yüzde 50+1 oy şartından şikayet ettiğini aktarmış; Devlet Bahçeli'nin tepkisini çekmişti. Cemil Çiçek sessizliğini bozdu. İşte ayrıntılar...

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek, Sabah gazetesi yazarı Yavuz Donat'a konuştu. Çiçek, "Geçmişten ders çıkaralım... Ramazanda midemizle tuttuğumuz orucu, biraz da ağzımızla tutmamız lazım. Demokratik tövbeye ihtiyaç var. Nerede yanlış yaptık diye vicdan muhasebesi yapmak şart." ifadelerini kullandı.

"ARTIK TEMİZ BİR ÜSLUPLA TARTIŞALIM"

Gözden kaçırmayın

''İnsan içine çıkamazlar'' demişti isim verdi: Teker teker sıraladı! ''İnsan içine çıkamazlar'' demişti isim verdi: Teker teker sıraladı!

Sabah gazetesi yazarı Yavuz Donat, bugünkü yazısında Çiçek ile aralarında geçen sohbetten satır başlarını aktardı. 

Cemil Çiçek, "2'nci Meşrutiyet'in ilanından sonra seçime gidiliyor... İki parti var... İttihat ve Terakki... Hürriyet ve İtilaf.  Bu iki partinin etkileri, bugün hâlâ görülüyor.Şiddet... Dehşet... Yabancı (İngiltere) ile işbirliği... Biri diğerine, 'Gerici' diyor... Öteki, 'Dinsiz, imansız, mason' diye cevap veriyor. İki partide siyaset yapanlar böyle tartışırken, Balkanlar da kaynıyor... Savaş çıkıyor... Sonuçta, bu coğrafya elde kalmıyor... Tarihin en büyük zulmü ve göçü yaşanıyor. Geçmişten ders çıkaralım... Ramazanda midemizle tuttuğumuz orucu, biraz da ağzımızla tutmamız lazım. Demokratik tövbeye ihtiyaç var.  Nerede yanlış yaptık diye vicdan muhasebesi yapmak şart. Aksi takdirde, hiçbir tartışma demokrasiye kalite getirmez. Artık temiz bir üslupla tartışalım." ifadesini kullandı. 

"BİZ BUNU YAPAMIYORUZ"

"Neden böyle olduk?" sorusuna Çiçek şu yanıtını verdi:

"Siyaset yaparken tercih ettiğimiz yol ve yöntem yanlış da ondan. Siyaset, belli kısa dönemler hariç, hep sorunu konuşuyor... Sürekli sorun konuşulacaksa, partilere ihtiyaç yok ki... Siyaset kurumuna düşen çözümü konuşmaktır... Pozitif politika budur... Biz bunu yapamıyoruz." 

NE OLMUŞTU?
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la yaptığı görüşme sonrası, Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçilmek için gereken yüzde 50+1 oy şartından şikayet ettiğini aktarmıştı.

Karamollaoğlu'nun sözlerinin ardından siyasette 50+1 tartışması başlamıştı. 

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek, konuya ilişkin olarak, "Anayasa toplantısında 50 +1'in hem bugün hem de gelecekte önemli sıkıntılara sebebiyet vereceğini ve Türkiye'yi bir kaosa sürükleyeceğini söyledim yine söylüyorum. Bu sözlerim iktidar ya da muhalefet yanlısı değil. Söylediğim cümleler gayet açık. 50 + 1 ciddi problem çıkarıyor. Gelecekte de çıkaracak." açıklamasını yapmıştı.

MHP lideri Bahçeli de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Cemil Çiçek'in açıklamasını "kuşku verici" olarak yorumlamış, "Bu tuhaf ve tahrip gücü yüksek sözlerin benzerini, Türkiye'nin istikrarsızlığa gömülmesini, siyasi anlaşmazlıkların içine düşmesini isteyen çevreler de ileri sürüyor. Sayın Çiçek, sizin kafanızda, dilinizin altında sakladığınız bir oran var mıdır? Varsa ne zaman açıklamayı düşünüyorsunuz? Açıkla da bilelim, niyetini öğrenelim. Türkiye'nin kaostan, işgalden, imhadan kıl payı kurtulduğunu ne çabuk hafıza kayıtlarından çıkardınız. Buradan ne yapmaya, kimlere şirin görünmeye çalışıyorsunuz?" diye konuşmuştu.

"Bu sistemin demokratik meşruiyet temeli, yüzde 50 + 1'dir" diyen Bahçeli, "Yüzde 50+1 oyla Cumhurbaşkanı seçilmesi, çoğulcu demokrasinin dünyaya emsal teşkil edecek bir şekildir. Milletvekili seçmiyoruz, belediye başkanı seçmiyoruz, cumhurun bütününü temsil edecek Cumhurbaşkanı seçiyoruz. Yüzde 50+1 oyu eleştirenleri anlayışla karşılamamız, bunu felaket olarak yorumlayan karamsarları makul bulmamız abesle iştigaldir" demişti.