Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Kanal Maraş Köşe Yazarı Ramazan Yumşak yazısında "Diyanete bir soru; kilosu belli kurban olur mu?" diye yazdı...

Uzun zamandır inananları dine ısındırma adına bir anlayış vardı. ‘’Yapsın da nasıl yaparsa yapsın.’’ Bu yanlış anlayışın zararı belki geçmişte görünmüyordu ama bugün açık ve net olarak görülüyor. Bu anlayışın dine ısındırmadığı ve yeni bir din anlayışı ve yaşamı çıkardığı ortada. Dini herkes kendi kafasına ve canının istediğine göre yaşamaya başladı. Daha doğrusu inandığına göre yaşamak yerine yaşadığına göre inanmaya başladı. Önemli şeylerde başta da dinde belli kurallar ve disiplin vardır. Bu nedenle bir işi yapma gayesi bazen işten önemli gelebilir. İşte o zaman bu durum yap da nasıl yaparsan yap anlayışına aykırı olur. Din, yaptığın iş kadar işi neden ve nasıl yaptığını da sorgular. Bunun için aynı işi yapan iki kişiden biri sevap diğeri günah alabilir. İslam’daki incelik ve adalet anlayışı bunu gerektirir. Ama onun karşısında yer alan ‘’Yap da nasıl yaparsan yap’’ düşüncesi kural ve ahlak tanımazlık olduğu gibi dinin ruhuna ve ibadetin gayesine aykırıdır. Gördüğüm bir örneği vermek istiyorum. Bir TV kanalında vatandaş, ‘Hocam ben abdestimi kaçak kullanılan sudan alıyorum, bir mahsuru var mı?’ diye soruyor. Hoca, ‘Efendim o ayrı, o ayrı’ diyor. Abdest alıp namaz kılmasından memnun olmuş ki başka bir şey düşünemiyor neyi ve nasıl yaptığını sorgulamıyor. Sonra gelen tepkiler üzerine kıvırmaya evelemeye gevelemeye başladı. Ne diyeceğini bilemedi zira kullanılan su çalıntı.

Asıl konuya gelecek olursak. Geçen haftalarda kıymetli bir dostum ile sohbet ettiğimiz sırada kilo ile kurban konusu gündeme geldi. Komşum bu durumu sorguladı. Ve ibadetin ruhuna aykırı olduğuna inandığını ve bu durumdan kalben rahatsız olduğunu belirtti. Sonra: ‘’Yanlışım varsa düzeltiniz, kilosu belli, bir kurban ibadete aykırı değil mi? (Parasını ver, ben size sekiz kilo kemiksiz et vereyim) Böyle yapan firmaların ve dini kurumların yanlış yaptığını ve bu durumun ibadetin ritüeline ve ruhuna aykırı olduğunu düşünüyorum. Kurbanı kestiğin zaman ne kadar et çıktığı belli olur. Dedikleri kadar et veriliyor, ne fazla ne eksik’’ dedi. Zaten böylesi bir uygulamaya yıllardır karşı olan ben de onu onayladım. Bu yanlış uygulamaya çevremden de tepkilerin gelmesi beni mutlu etti. Böylece benim için bu durumu yazmak farz oldu. Madem böylesi bir rahatsızlık var o halde bu konu en yetkili mercie sorulmalı. Ben de bu yazımla buradan Diyanete sormuş olacağım. Belki yazım dikkatlerini çeker, belki birileri okur ve bu konuda halkı ve cami cemaatini bilgilendirir. İşin ilginç tarafı bu konu hakkında fikir alışverişi yapmamızdan bir hafta sonra hocalarımızdan biri vaazda kilo ile kurbanın olmayacağını söyledi. ‘Tamam’ dedim. Demek ki bazı hocalarımız da bu durumdan rahatsız oluyor. Tabi bundan rahatsız olmayanlar hatta memnun olanlarda vardır. Onlar da kendi dini gruplarına deri ve et toplayanlar olsa gerek. Onlar gelen deriye, ete ve onun getirdiği paraya bakar. Onlar kurbanın kilo ile kesilmesinden rahatsızlık duymaz.

Sen kurban kes de nasıl kesersen kes. Peki, biz kurbanı ibadet diye kesmiyor muyuz ve her ibadetin belli şartları yok mu? Belli şartlar yerine getirilmeden ibadet, ibadet oluyor mu? Örneğin; Google’yi açıp Kâbe’yi tavaf edebilir miyim sorusu geliyor akla. Yap da nasıl yaparsan yap derseniz vatandaş da ibadetini kestirme yoldan yapar. İşine geleni rahat olanı yapar. Yoksa ibadet belli şartlar ve kurallar taşıyan bir şey değil mi? O halde kurbanlarda yaş, sağlık gibi şartları neden arıyoruz. Neden kurban mevsimini bekliyoruz ve neden kurban kes de ne zaman kesersen kes, nasıl kesersen kes denilmiyor?

Kendinize gelin beyler kendinize! Kendinize gelin beyler kendinize!

Evet, durum ortada bir kurbana giriyorsun ve verdiğin paraya göre sana önceden belirlenen et miktarı geliyor. Kurbandan kaç kilo et çıktı önemli değil. Eğer az ise başka kurbanlardan ekleniyor, çok ise fazlası alınıyor. Oh ne ala! Allah kabul etsin. Nasıl olsa kurban kesiliyor. Nasıl kesilirse kesilsin nasıl olsa ihtiyacım olan et geliyor nereden gelirse gelsin.

Bu konunun derhal açığa kavuşturulması gerekiyor. Birilerinin daha doğrusu din kurulumuzun; Diyanetin bu konudaki açıklamalarını bekliyoruz. Belki; bazı fitneciler var onlara kulak asmayın

kurbanınızı kesin de nasıl keserseniz kesin diyecek. Belki; önceden belirlenen kilo ile kurban kesmek kurban ve ibadet ruhuna aykırıdır diyecek. Veyahut da başka bir açıklama yapacak. Hangisi olursa olsun ama bir açıklama olsun ve vatandaş bu kaygısından kurtulsun. Zira bazı hocalar oluyor, bazıları olmuyor derse bu olmaz. Saygılar…