Pnömatik sistemle çalışan Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Tıbbi Biyokimya Laboratuvarı’nda ayda 2 milyon test sonuçlandırılıyor. Laboratuvarın Eğitim ve İdari Sorumlusu Doç. Dr. Alper Gümüş, “Aylık olarak düşündüğümüzde 2 milyona yakın testi raporluyoruz. Tüpler, ortalama 3 ya da 5 dakika içinde laboratuvarımıza ulaşıyor. Gururla Türkiye’nin en büyük laboratuvarı olduğumuzu söyleyebiliriz” dedi.

Çam ve Sakura Şehir Hastanesi, 2 bin 721 yatak kapasitesiyle 1 milyon metrekarelik alanda her gün binlerce vatandaşa hizmet veriyor. 8 bloktan oluşan şehir hastanesi içerisinde tedavilerin aksamadan devam ettirilmesi için özen gösteriliyor. Bu çerçevede istenen kan tahlilleri de Tıbbi Biyokimya Laboratuvarı'nda neredeyse el değmeden çalışılıyor.

Hastanede kan alınan birçok noktada oluşturulan ve ortam havasını mekanik harekete geçiren pnömatik sistem ağıyla hem zamandan hem de mekandan kazanılıyor. Sistem sayesinde 8 bloktan oluşan hastanede herhangi bir polikliniğin istediği tahlillerin elde edilmesi için alınan kan tüpleri en fazla 5 dakika içerisinde laboratuvara ulaştırılıyor.

Kısa sürede laboratuvara ulaşan tüpler için hemen istenen tahlillerin kontrolü başlıyor. Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Tıbbi Biyokimya Laboratuvarı Eğitim İdari Sorumlusu Doç. Dr. Alper Gümüş, alandaki işleyişe ilişkin bilgi verdi.

Sağlık Bakanlığı'ndan uyarı! Deride kaşıntı-kızarıklık, burun akıntısı... Sağlık Bakanlığı'ndan uyarı! Deride kaşıntı-kızarıklık, burun akıntısı...

1-90

“Aylık olarak 2 milyona yakın testi raporladığımız anlamına geliyor"

Laboratuvarda testlerin hızla sonuçlandırıldığını anlatan Tıbbi Biyokimya Laboratuvarı Eğitim İdari Sorumlusu Doç. Dr. Alper Gümüş, “Yaklaşık 2 yıl oldu laboratuvarımızın açılışından bu yana. Böyle büyük bir komplekse laboratuvar hizmeti vermek oldukça özelleşmiş çalışma alanlarını gerektiriyor. Çünkü laboratuvar hizmeti genel olarak üç aşamaya ayrılıyor; ölçüm öncesi, ölçüm ve sonrası. 125 tane kan alma birimimiz var. Poliklinik hizmeti veren noktalardan, onun dışında yataklı servislerimizden örnekler hızlıca laboratuvara gelmeli ki bozulmadan biz bunları çalışabilmeliyiz. Laboratuvarımıza günde yaklaşık 15 bin tüp kabul ediyoruz. Bu, aylık olarak düşündüğümüzde 2 milyona yakın testi raporladığımız anlamına geliyor. Bu örnek taşınması işi hastanelerde genel bir sorun, biz bunu pnömatik sistem ağıyla çözdük. 300'e yakın gönderim istasyonu var hastanemizin genelinde dağılan, buradan alınan kanlar kan alma kapsülleri içinde laboratuvarımıza yollanıyor. Ortalama 3 ya da 5 dakika içinde laboratuvarımıza ulaşıyor. Biz bunları hızlıca alıyoruz, daha sonrasında laboratuvarımızda toplam laboratuvar otomasyonu konsepti içinde hızlıca el değmeden diyebileceğimiz bir biçimde çalışıyoruz. Laboratuvarımıza gelen örnekler öncelikle pnömatik modüllerle bir ön işlemden geçiriliyor. Sonrasında rutin testler olarak adlandırdığımız biyokimya testleri hormon, kan sayım, hepatit ya da seroloji testlerinin çalışılacağı çalışma analizörlerine, modüllerine bilgisayar tarafından yönlendiriyor. Çalışma işlemi gerçekleştirildikten sonra bunların ön değerlendirmesi yapılıyor, çalışan teknisyen arkadaşlarımızca sonrasında onay destek sisteminden de yararlanılarak onaylayıp raporluyoruz. Çalışma bitince örneklerin işi bitmiş olmuyor. Örnekleri saklıyoruz ki belli durumlarda yeniden çalışılmaları gerekebiliyor" şeklinde konuştu.

2-61

"Türkiye'nin en büyük laboratuvarı olduğumuzu söyleyebiliriz"

Pnömatik sistemle önemli kazanımlar sağlandığına dikkat çeken Doç. Dr. Gümüş, “Toplam laboratuvar otomasyonu bize ne sağlıyor, daha küçük hacimlerde daha az tüp sayılarıyla örnek almamızı sağlıyor. Hastalarımızdan daha az kan alıyoruz ki bu özellikle çocuk hastalar için önemli, kansızlığa neden olacak fazla kan alımının önüne geçmiş oluyoruz. Onun ötesinde bizim saklama alanlarımız küçüldüğü, daha küçük hacimlerde saklama yaptığımız için elektrik tüketimimiz düşüyor. Tıbbi atık olarak ürettiğimiz atıkların miktarı azalmış oluyor. Elden taşıma yaptığımız zaman bu örneklerin taşıması ortalama yarım saati buluyor, bu sistemle özellikle acil hastalarımıza daha hızlı sonuç vermiş oluyoruz. Zaten bütün hastalarımız büyük yorgunluk çekerek hastanemize ulaşıyorlar. Bütün hastalarımız için süreyi kısaltarak hizmetin kalitesini arttırmaya çalışıyoruz. Bu anlamda gururla söyleyebiliriz Türkiye'nin en büyük laboratuvarı olduğumuzu söyleyebiliriz. Bütün işlemler kullanıcıyı araya sokmadan bilgisayarlar, otomasyon aracılığıyla gerçekleştirildiği için neredeyse veri karışıklığıyla hiç karşılaşmıyoruz. Bu laboratuvarda çalışan kişi sayısı toplam 160'ı buluyor. Laboratuvarımız yalnızca hizmet laboratuvarı değil, bir eğitim araştırma laboratuvarı çok yakın zamanda kalite denetiminden geçtik. 100 tam puan gibi bir değerle puanlandık" diye konuştu.

3-35