KASKİ tarafından mağdur durumuna düşen Kahramanmaraşlı Hüseyin Eldenekli, Kanal Maraş mikrofonuna bütün detayları anlattı.

Gün geçmiyor ki KASKİ, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı ve dışarıdan getirmiş olduğu kadroyla beraber çalışmasına rağmen bir vatandaşı daha mağdur duruma düşürmesin. 

Saçaklızade Mahallesi Muhtarı Azası Hüseyin Eldenekli'nin başınan gelen durum filmlere konu olacak cinste.

Eldenekli, kendi üzerine kayıtlı olan ve kendisinin kullanmadığı bir sayacın üzerindeki borç sebebiyle aracına haciz, banka hesaplarına bloke geliyor.  Eldenekli bu hukuk mücadelesinde hakkını almak için 1 yıldır mücadele ediyor.

KSÜ’nün yeni Rektörü Prof. Dr. Alptekin Yasım'dan Kanal Maraş'a açıklamalar KSÜ’nün yeni Rektörü Prof. Dr. Alptekin Yasım'dan Kanal Maraş'a açıklamalar

İşte Eldenekli'nin açıklamalarıyla olayın tamamı:

"Bu su borcu ile 1 senedir savaş veriyorum. 7. ayda arabama, banka hesaplarıma bloke-haciz konduğunu öğreniyorum ve bunun üzerine KASKİ'ye gidiyorum. Ve diyorum ki 'Hangi hakla arabama, hesaplarıma haciz konuyor?'. Diyorlar ki 'Şu abonenin üzerine 8.5 bin lira borç olduğundan dolayı size haciz gelmiştir.'. Diyorum ki 'Benim böyle bir borcum yok, nasıl olabiliyor?'. Diyorlar ki 'Sen 2016'da su sayacın değişmiş ve kesilme yapılmış, açılma yapılmış ödeme yapılmamış'. Burası boş mekanım benim. Ve benim saatimin değiştine emin misiniz diye soruyorum, eminiz diyorlar.

"Taktık dedikleri sayaç orada da yok"

KASKİ'deki yetkililerle keşfe çıkıyoruz. Kendilerinin değiştirdik dediği saati yerinde takılı görüyoruz. Eski sayaç yerinde takılı. Bakıyorlar ve sayacımın değişmediğini söylüyorlar. Tekrar KASKİ'ye gidiyoruz, evraklara bakıyoruz. Benim abonemin üzerine Furkan Apartmanı Tavşan Tepesi'nde -Ben Saçaklızade'de ikamet ediyorum- benim abonemin üzerinde bir saat var. Ve beraberce Furkan Apartmanı'na keşfe çıkıyoruz. Furkan Apartmanı'na gidiyoruz, o saat orada da yok. Taktık dedikleri sayaç orada da yok.

Ve tekrar dönüyoruz. Saat değiştirme tarihi tutanağını incelemeye gidiyoruz. Tutanağı incelemeye gittiğimizde, Saçaklızade Mahallesi 5A olarak adres gözüküyor. Tekrar 5A'yı aramaya gidiyoruz. Saçaklızade Mahallesi'nde 5A diye bir adres yok. Tekrar dönüyoruz KASKİ'ye. KASKİ sayaç değiştirme müdürüyle görüşüyoruz. Müdür diyor ki bana 'Evet bir yanlışlık olmuş, adresler yanlış, her şey yanlış, bu su saati değişmemiş, sehven olmuş' diyerek benim icramı kaldırmaya karar veriyor. Ve icra harç masrafını da benim yatırmamı istiyor. Kendilerin yapmış olduğu yanlışlığın harç masrafını benden rica ediyor. Dedim ki 'Ben neden yatırayım. Bu sizin hatanız.'. Rica ediyor, diyor ki 'Sen yatır, biz bu saati bulacağız, okumacı tekrar bulacak bu saati ve biz bu parayı sana iade edeceğiz' diyor. 

"Borç hala benim üzerimde, hiçbir şekilde silinmemiş."

Bu olayın üzerinden 2 ay geçiyor. Borç hala benim üzerimde, hiçbir şekilde silinmemiş. KASKİ'yi arıyorum, tekrar KASKİ'ye gidiyorum. Bana diyorlar ki 'Sen bize yardımcı ol.'. Yani bu değiştirdikleri saati bulmalarında ben yardımcı olacağım. Ben dedim ki 'Ben nasıl yardımcı olayım, saati nereye taktığın belli değil, hiçbir şey belli değil.', 'Biz saati bulmaya çalışıyoruz.', 'Saati bulman beni ne ilgilendirir?'. Ve bana KASKİ sayaç değiştirme birimindeki müdür bey bana diyor ki 'Elinden geleni arkana koyma, ne yapabiliyorsan yap.'. 

İki aydır gel git yapıyorum ben İstanbul'dan. İki aydır beni süründürüyor, biz bu işi çözeceğiz diyerek. En son Mehmet Demir diye bir müdür, başkan ismi tam hatırlayamıyorum. Onunla görüştüm ve dediler ki 'Numaranı ver yarın biz sizi arayacağız.'.

"Hayali bir saat, hayali bir abone, hayali bir borç"

Bu iş çözülmüyor, bu iş benim borcum olarak görünüyor. Hayali bir saat, hayali bir abone, hayali bir borç. 1 ayda 250 ton, hadi diyelim saat benim meskenimde takılı, ben kullanıyorum bu suyu. 1 mesken 1 ayda 250 ton su akıtır mı? Bu sayaç nerede takılı ve bunu bulmak vatandaşın görevi mi?

Her şeyi evrakladım, ses ve kamera kaydı aldım. Bunu dediğim halde, ben başımı başka taşa vuracağım, sizi savcılığa vereceğim dediğim halde bile 'Başını hangi taşa vurursan vur.' diyip beni gönderdiler. "