Kahramanmaraş'ın en etkin haber sitesi Kanal Maraş Köşe Yazarı Mustafa Karaaslan bugünkü yazısında ''Bir iftar yemeği bazı gerçekleri ortaya çıkardı!'' diye yazdı.


HANİ kardeş şehir dediğimiz Ağrı’nın, AKP’li Belediye Başkanı Savcı Sayan var ya…

Bir sahur yemeği etkinliği yapmış…

Ağrı halkı, yorum üstüne yorumlar yazmıştı…

Bir yorumda:

-  ‘’Mevzu yemek yiyen insanlar değil halk fakirleşip çaresiz haldeyken sizlerin lüks ve şatafattan asla vazgeçmemenizdir.’’
 

*
 

Bu yorumlara o kadar alınmış ki Savcı Sayan Bey…

Hemen kahvaltı tabaklarının faturasını paylaşmış…

Ve şöyle demişti:

-  "21 bin liralık kahvaltıyı çok görüyorlar"
 

*
 

Ağrı halkı bu, geri durur mu?
 

*
 

Yorumlara devam etmişlerdi:

Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı kaç maaş alıyor? Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı kaç maaş alıyor?

-  ‘’Savcı Bey, kendi tabanınız görüntüleri eleştiriyor, siz aklamaya çalışıyorsunuz. Bu kadar halktan kopmanız hayra alamet değil.’’

-  "Millet yatağa aç giriyor.’’

-  ‘’20 bin liracıkmış biz de inandık.’’
 

*
 

E bize ne, Ağrı’dan dediğinizi duyar gibiyim…
 

*
 

Bize ne demek, olur mu kardeşim…

Mevzu yemek yiyen insanlar değil, halkın fakirleşip çaresiz haldeyken, ekmek kuyruklarında sabah erken saatlerinde beklerken, sizlerin lüks ve şatafattan asla vazgeçmeyip; israf yarışında, Bakan Bey’e gösteriş yapmak uğruna masalara dizdirdiğiniz, envai çeşit yemeklerin bulunduğu o tabaklar ne kadar çok diye sormayalım mı?

Hadi Fırat Başkan, o iftar yemeğinin faturasının ne kadar tuttuğunu, aynı Ağrı belediye Başkanı Savcı Sayan gibi açıkla diye çağrıda bulunmayalım mı?
 

279206197_3191987014415336_7407557449436478755_n-1
 

Sahi AK Parti İl teşkilatında 50 kişi var. Ne iş yaparlar?

Bir iftar yemeğinde şatafattan uzak kalınmayı Fırat Başkan dahil hiç biri akıl edemez mi?

Hadi onlar edemedi diyelim, Mahir Bey’de mi edemez?

Cihat Sezal, Habibe Vekil, Celalettin Bey, Ahmet Özdemir sizler de o masada yok muydunuz?

Hayrettin Bey’i saymıyorum zaten…
 

*
 

O bu değilde…

Sevgili Veli Karalar kardeşim, kendi sosyal medya hesabından şöyle yazmış:

-  ‘’Memleketi rezil edip muhalefete bayram ettirdiniz.’’ 
 

*
 

Sevgili Aslan Kaçmaz ise;

-  ‘’İftar yemeği menüsü üç çeşit, bu kahvaltı MONTAJ anladığım kadarıyla, yemeğe katılan arkadaşlara sordum abi sadece algı yapılıyor’’
 

*
 

Size tek bir şey diyeyim mi dostlar:

Bu şatafatlı iftar yemeği AK Parti’nin yüzde 5 oyunu kaybettirdi… Sizler sosyal medyada yazmaya devam edin...
 

*
 

Hele dün küfürlü konuşan ve Türkiye gündemine oturan AKP’li yetkili iki isim var ya!

Biri Bursa Milletvekili, bir diğeri grup başkan vekili...

Bize şu sözü hatırlatıyor:

‘’Kaybedeceğini anlayanlar ‘Şah’ı piyon sanırmış…’’
 

*
 

Demem odur ki:

Siyasette 20 yıldır iktidarda olan cenah, kaybedeceğini anlayıp, Muhalefete yönelik siyaseti küfür olayına kadar indirgediyse…

Vah ki vah halimize…
 

*
 

Bu küfür olayı karşısında, tarihte okuduğum bir hadiseyi sizlerle paylaşmak istiyorum:

Zamanın İran şahı Yavuz Sultan Selim Hana hakaret olsun diye, güzel paketler içinde insan necaseti göndermiş. Yavuz Sultan Selim Han da güzel bir paket yaptırmış ve içinden mis gibi gül kokuları geliyor ve içinde de güllü lokumlar var. İran şahı yediği boku biliyor ya, merakla açtırmış içinden ne çıkacak diye. Bakmış mis gibi gül kokusu ve güllü lokumlar var içinde.

Altında küçük bir not...

HERKES YEDİĞİNDEN İKRAM EDER.
 

***
 

DİP NOT (1): İftar Yemeğinin faturasını kim ödedi? Teşkilat kasasından mı? Yoksa bir hayırsever işadamı mı?

DİP NOT (2): Sahi 5 yıldızlı içkili bir otelde, iftar yemeği verilmesi ne kadar doğru? Büyükşehir Belediyesinin teras tesisi var. Pınarbaşı’ndaki tesisleri var. Oralarda verilemez miydi? Neden hep o otel?