Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessesinde meydana gelen patlamada 41 işçi şehid oldu. Türkiye yasa boğulurken, Cüneyt Arkın'ın başrolünü Tarık Akan ile paylaştığı ve maden işçilerinin çalışma koşullarının anlatıldığı Maden filminde yaptığı konuşma da sosyal medyada en çok paylaşılan sahnelerden oldu.

Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessesinde yaşanan patlamada 41 işçi şehid oldu. Türkiye yasa boğulurken, Cüneyt Arkın'ın başrolünü Tarık Akan ile paylaştığı ve maden işçilerinin çalışma koşullarının anlatıldığı Maden filminde yaptığı konuşma da sosyal medyada en çok paylaşılan sahnelerden oldu.

Yaşanan patlama gündemdeki yerini korurken, Cüneyt Arkın'ın başrolünü Tarık Akan ile paylaştığı ve maden işçilerinin çalışma koşullarının anlatıldığı 1978 yapımı Maden filminde yaptığı konuşma da sosyal medyada en çok paylaşılan sahnelerden oldu.

MADEN FİLMİNİN HİKAYESİ 

Konusu ve gösterimde olduğu dönemde gördüğü ilgiyle Cüneyt Arkın ve Tarık Akan’ı buluşturup, iki büyük yıldızı bir araya getirmek gibi büyük bir adımı atan ilk film olmasıyla, "Maden" Türkiye Sineması’nın en önemli ve en unutulmaz yapımlarından biri oldu.

Yaşlı adamın korkunç sonu! İş makinesiyle çıkarıldı Yaşlı adamın korkunç sonu! İş makinesiyle çıkarıldı

Tarık Akan’ın kariyerinde de film oldukça kritik bir noktada duruyor. Tarık Akan’ın artık yakışıklı ve zengin jönü oynamak dışında da gelecek planları yapmaya başladığı noktada Ertem Eğilmez’e artık bu rolleri oynamak istemediğini duyuruyor. Ertem Eğilmez’in onayıyla önce Şerif Gönen’in Nehir filmine, daha sonra ise Canım Kardeşim filmleri çekiliyor. Her iki film de tutmayınca, Ertem Eğilmez, oyuncunun yeniden eskiden yer aldıklarına benzer filmlerde rol almasını isteyince, Ertem Eğilmez’le ve Arzu Film’le Tarık Akan’ın yolları ayrılıyor. 

Sonrasında ise Tarık Akan Yeşilçam’dan sürgün yiyor ve zamanın en büyük şirketleri Tarık Akan’ı kara listeye alıyor. Bir yıl kadar sonra Tarık Akan’ın karşısına Maden’in senaryosuyla Yavuz Özkan çıkıyor. İkisi ve Arif Keskiner birlikte şirket kursalar da, filmi çekebilmek için lazım olan parayı temin etmek için filmi bir türlü satamıyorlar. Yavuz Özkan da bunun üzerine filmi Cüneyt Arkın’a da teklif etme fikrini öne sürüyor. Tarık Akan’ın ve Cüneyt Arkın’ın bu fikri kabul etmesiyle gerekli bütçe elde ediliyor, o sıralar sanayi bakanı olan Deniz Baykal’ın Tunçbilek’te çekim izni de vermesiyle, film hayata geçiyor.