İstanbul Eczacı Odası’nın 2022 Yılı Olağan Seçimsiz Genel Kurulu toplantısı dün gerçekleştirildi. Genel Kurul'da konuşan İstanbul Eczacı Odası Başkanı Pınar Özcan, "Her gün eczanelerimizde reçetedeki ilaçları tamamlamak için savaşıyoruz. Aylardır ilaç yok ama yok demek yasak. Aylardır hastalarımıza ilaç bulamıyoruz" dedi.

İstanbul Eczacı Odası’nın 2022 Yılı Olağan Seçimsiz Genel Kurulu toplantısı dün Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleşti. Genel kurulun açılış konuşmasını Oda Başkanı Pınar Özcan yaptı. Özcan ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz nedeniyle karanlık günler yaşandığını söyledi. 

Özcan, “Hem sosyal hem ekonomik anlamda her geçen gün daha fazla yoksullaşıyoruz. Türk lirasının pul olduğu, borç ve geçim sıkıntısı nedeniyle insanların intihar ettiği, herkesin bu kışın karanlık ve soğuk geçeceği kaygısını taşıdığı zor bir süreç yaşıyoruz. Tarikatlar, cemaatlerin talebiyle konserlerin festivallerin yasaklandığı, çocuk istismarları, kadına yönelik şiddetin tüm hızıyla devam ettiği, kadınların giydiklerine karışmanın hak görüldüğü, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet salgınının sürdüğü, ‘gidiyorlarsa gitsinler’ denilerek değersizleştirilen sağlık çalışanlarının diplomalarını yırtıp yurtdışına gittiği, kapkaranlık günleri yaşıyoruz” diye konuştu. 

İşte kansızlığa karşı bir numaralı besinler! İşte kansızlığa karşı bir numaralı besinler!

‘HALK SAĞLIĞI UMURSANMIYOR’

Özcan eczacıların çözüm bekleyen sorunlarıyla ilgili şunları kaydetti:

“En tehlikelisi de mesleğin değersizleştirilmeye çalışılması. Ülkemizde 2004’ten itibaren uygulanan sağlık politikalarının, sağlıkta dönüşüm projelerinin sağlıkta çöküş haline gelmesi ve ranta kurban edilen eğitim sonucu mantar gibi açılan fakülteler, kalitesiz eğitim ve istihdam bu ülkenin sorunu. 2017-2020 arasında üretilen yeni molekül 160 ilacın sadece 24’üne, bu 24 ilacın da sadece 16’sına geri ödeme kapsamında ulaşılabilmesi de ülkenin bir sorunu. Bu 160 ilacın 41’i onkoloji ilacı ve biz ancak sekiz tanesine ulaşabiliyoruz. Her gün eczanelerimizde reçetedeki ilaçları tamamlamak için savaşıyoruz. Aylardır ilaç yok ama yok demek yasak. Aylardır hastalarımıza ilaç bulamıyoruz. İlaç bulsak kamu kurum iskontosu eksik. Her ilaç fiyat artışı, her zam eczacının kâbusu haline geldi. Enflasyon ezdi geçti. Asgari ücret arttı, masraflar katlandı. İlaç dışı ürünlerden her gün bir parça daha kaybediyoruz, ülke merdiven altı ürün cenneti oldu. Halk sağlığı kimsenin umurunda değil.”

‘AKLIMIZLA DALGA GEÇİLİYOR’

İlaç fiyat kararnamesinde yapılan değişikliğe de tepki gösteren Özcan, “2009’dan sonra ilk defa eczacı kârlılıklarında oransal bazda değişikliğe gidildi. Bizler için asıl yapılması gereken yine yapılmadı. TL bazında kademelerde güncelleme talebimiz duymazdan gelindi. İlaç fiyatlarına bir ara zam geldi ve Avro kuru yüzde 25 oranında artırılarak güncellendi. Yüzdesel kârlılıklara yüzde 50 zam yapılsa bile TL baremleri düzenlenmedikçe, her ilaç zammının 1., 2. ve 3. kademe sepetinde artık ilaç bırakmayacağı ortadayken yapılan bu düzenleme ancak eczacının aklıyla dalga geçmek anlamına gelir” diye konuştu.